DC Genişletilmiş Sinematik Evreninin, Shazam kısmı son zamanlarda iyice karışmaya başladı. Önce Shazam filminden önce Black Adam solo filmi, sonra Shazam'ın komple iptal edildiği söylentisi ve Black Adam'ın Man of Steel 2'de baş düşman olarak yer alacağı falan.

Green Lantern ve Shazam ile birlikte kozmik tarafta neler olup bittiği belli değil, en azından biz bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey Black Adam solo filmi olacak, ve Dwayne Johnson'ı en az iki filmde izleyeceğiz. Tahmin ediyorum Warner Bros. Johnson'ı ne kadar mümkünse o kadar kullanacaktır çünkü şu an ki popülerliği devasa boyutlarda. Yer aldığı her yapıma inanılmaz bi' getirisi var. Öyle ki şakayla karışık 2020 ABD Başkanlık seçimlerine bile girmesi konuşuluyor.


Geçen sene Robert Downey Jr'dan aldığı unvanla En Çok Kazanan Oyuncu olan Dwayne 'The Rock' Johnson, Fandango ile yaptığı bir röportajda; Geleceğin neler getireceği konusunda heyecanlıyım. Umuyorum bir gün Superman vs Black Adam göreceğiz. Elimizdeki kartlardan biri bu." ifadelerini kullandı.

Bana kalsa Shazam ile kapıştıkan sonra Superman'le kozlarını paylaşması daha tatlı olabilir. Ama DCEU öyle bir durumda ki "Elinizde gerçekten doğru düzgün bir şey varsa verin gitsin. Çünkü tam tersine tahammülümüz kalmadı." demekten kendimi alamıyorum.

2012'deki Dredd filmi gişede çok başarılı olamasa da birçok hayran tarafından bir devam filmi beklentisi oluşturmayı başarmıştı. Fakat maddi olarak böyle bir gelişmeyi kimse de bekleyemedi, kimse bu durumdan haber dahi alamadı. Filmde Judge Dredd'i canlandıran Karl Urban da devam filminin gelmeyeceğini geçmişte açıklamıştı. Şimdiyse Entertainment Weekly'nin haberine göre "Judge Dredd: Mega City One" adlı bir dizi için çalışmalar başlamış.




Dizinin yapımcılığını Jason ve Chris Kingsley yapacaklar ki bu ikili 2012'deki filmde de yapımcılar arasında yer alıyorlardı. İkili hem çizgi roman okuyucularına hem de halka beğenip takip edecekleri bir dizi yapmaya çalışacaklarını belirtmişler.

Açıkçası Judge Dredd'i bu kez televizyon ekranlarında denemek gerçekten mantıklı fakat ortaya güzel bir şeyler koymak için de bütçe önemli bir faktör olacaktır. Umarız bu tür sorunları aşabilirler ve keyifli bir dizi ortaya çıkar, biz de doya doya izleriz.


Peki siz Judge Dredd'in televizyon ekranına uyarlanması hakkında ne düşünüyorsunuz?


Deadpool, filmin çıkmasından da önce zaten oldukça popüler ve sevilen bi' karakterdi. Örneğin Guardians of the Galaxy gibi film sayesinde tanınır hâle gelmedi. Yine de, Şubat 2016'da dev patlayan filmin getirisi hem FOX hem de Marvel için çok büyük oldu.

FOX yıllarca burun kıvırdığı filmden bir anda 782 milyon doları cebe atınca devam filmleri ve X-Force filmlerini de ekleyerek, Hugh Jackman'dan boşalan yıldız koltuğuna da Ryan Reynolds'ı oturtarak "abi biz bunun ekmeğini uzun süre yeriz" tavrıyla niyetini belli etti.

Filmin etkisi Marvel'ın Deadpool çizgi roman serilerine de sıçradı hâliyle. Spider-Man/Deadpool, Deadpool & the Mercs for Money ve son olarak Deadpool vs. Punisher gibi serilerle karakter evrende daha yaygın hâle geldi.




Marvel TV, şimdi de FX ortaklığıyla Deadpool'a +18 bir animasyon serisi yapmaya karar verdi. Hem de yapımcılığında Jeph Loeb'un dışında Han Solo filminin Lando'su Donald Glover da var. Yapımcılık dışında senaryoyu da yazacak. Glover zaten Altın Küre kazandığı Atlanta ile, FX'te çalışmaya aşina. Marvel da çok tutan Legion dizisini FX ortaklığı ile yapmıştı bilirsiniz.

Donald Glover'a Ultimate Spider-Man serisinde Miles Morales'in seslendirmesinden tanıyor da olabilirsiniz. Dediğim gibi seri +18 olacak ve 2018'de ilk sezonu on bölüm olmak üzere FX'te yayınlanacak. Ayrıca serinin tonu da film gibi yetişkin komedisi olacakmış.


Hellboy'un bir filminin geleceğini daha dün duyurmuştuk. Bugün projeye dair yeni bilgiler elimize gelmeye başladı. Üstelik filmin adı bile elli oldu! Evet, başlıktaki isim herhangi bir uyarlamanın değil, Mike Mignola tarafından onaylanan yeni filmin adı olacak.

Filmin başrolünde Stranger Things'ten tanıdığımız David Harbour onaylandı ve kendisi çok büyük bir ihtimalle Hellboy olacak.

Filmin yönetmeni, kariyerinde Westworld, Game of Thrones, Hannibal, Constantine dizilerinin yönetmenlikleri bulunan Neil Marshall olacak.

Senaryonun yazarları ise Eureka dizisinin yazarı ve yaratıcısı Andrew Cosby, Hellboy Odd Jobs, Odder Jobs, The Bones of Giants ve The Lost Army gibi Hellboy romanlarının yazarı Christopher Golden ve bizzat Hellboy'un yaratıcısı Mike Mignola olacak.

Andrew Cosby, film için verdiği bir röportajda şunları dedi:
Hikayeyle ilgili detaylara gerçekten giremem çünkü şu anda oldukça sıkı bir şekilde dışarıya kapalı tutuyorlar ama şunu söyleyebilirim ki bu film, Hellboy'un daha karanlık ve tüyler ürpertici bir versiyonu olacak. Neil, en başından beri biz çizgi roman filmi ile bir korku filmi arasında, bıçak sırtında yürümek istediğini söyleyip duruyordu ki bu benim için muhteşem bir şey. Çünkü senaryoda benim yapmak istediğim şey ile Mignola'nın çizgi romanlarında bu kadar mükemmel işlediği tarz bu.


Filmin yapım şirketi Millennium Films, daha önce The Expendables ve Rambo filmlerini yapan şirket. Bireysel olarak da Watchmen, Predator, eski Hellboy filmleri, Lara Croft filmleri ve Die Hard filminin yapımcıları Larry Gordon ile Lloyd Levin, yanlarına Hellboy'un yayın haklarını elinde tutan Dark Horse Comics'ten Mike Richardson'ı da alarak filmin yapımcılığını üstlenecek.

Peki, siz Hellboy: Rise of the Blood Queen'e hazır mısınız?


Hellboy'un geçmişteki ilk iki filminin ardından bunların üçüncüsünün gelmeyeceğini şu haberle Şubat ayında sizlerle paylaşmıştık. Nitekim öyle de oldu, Hellboy 3 asla gelmeyecek. Fakat yeni bir seri ile, hatta belki de yepyeni bir evren ile karşı karşıyayız. Yine beklenileceği gibi de geçmişteki iki filmin yönetmeni Del Toro ve oyuncu Ron Perlman bu serinin bir parçası olmayacak.

Bu haberi bize karakterin yaratıcısı Mike Mignola verdi. Millennium Filmcilik'in Hellboy külliyatına bir sıfırlama ile devam etmek istediğini hayranlarla paylaştı, hatta filmi +18 yapmak istediklerinden bile bahsetti. Neil Marshall'ın (Game of Thrones) filmi yönetmesi beklenirken Stranger Things'ten tanıdığımız David Harbour'un da Hellboy'u canlandırması bekleniyor. 


Burada herkesin içinde kalan bir konu var tabii... İlk iki film gayet iyiyken ve aynı kadro dönmek de isterken neden yeniden başlanmak zorunda? Burada da sanırız Millennium'un ne düşündüğü konusunda fikir yürütebiliriz. Bir sinematik evren! Bu yapılabilir, iyi de olabilir fakat üçüncü bir devam filmi izlemek varken muhtemelen keşke diyeceğiz gibi geliyor bana...

Daredevil'ın ilk sezonundan beri akıllarda, dizilerdeki, özellikle Netflix dizilerindeki karakterlerin beyaz perdeye geçip geçmeyeceği var. Ton uyuşması veya hikaye bütünlüğü akıllara gelmeden önce herkes illa Matt Murdock ve Steve Rogers'ı aynı sahnede veya Jessica Jones'u Tony Stark'a laf atarken gibi gibi sahnelerle hayal etmiştir.

Kendi adıma hayalim Daredevil & Spider-Man ortak filmi olsa da, ton farklılığından dolayı kötü olma potansiyelinin yüksek olduğunun farkındayım. İki karakterden biri kendi havasından fedakarlık etmek zorunda kalacak ve istenmeyen görüntüler izleyeceğiz. O yüzden hiç olmaması daha iyi sanki.

Kevin Feige bugüne kadar "Dizi ve filmler buluşacak mı?" sorularına çoğunlukla kaçamak ve aynı cevapları verdi. "Zaman ve hikayenin uyması gerekiyor, sırf filmde olmuş olsunlar diye yapmak istemiyoruz." söylemleri bence gayet haklı ve doğru bir savunma. Hangimiz isteriz sevdiğimiz karakterin arka planda bırakılmasını?

Feige de bunun gayet farkında. io9 ile yaptığı röportajda; "Önümüzde uzun bir zaman var, tam emin değilim. Devamlı yeni diziler çıkıyor ve umuyorum biz de film yapmaya devam edeceğiz. Bir noktada, dizi ve filmler buluşacak."

Evet buluşacak buluşmasına da siz yine de çok yakın bir tarih beklemeyin.

Daha önce Marvel'in Acilen Çıkartması Gereken 7 Animasyon Listesi (buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz) yapmıştık. Şimdi de sıra DC'de. DC her ne kadar bol bol animasyon çıkararak bizi sevindirse de o animasyonlarda çok büyük bir eksiklik var bana kalırsa. Çeşitlilik... DC'nin çıkardığı animasyonlardan Batman, Justice League ve Superman etiketli olanları çıkartırsanız geriye sadece 3 animasyon kalıyor. (Wonder Woman, Green Lanten:First Flight, Green Lantern:Emerald Knights)


Peki koskoca DC evreni bu üç karakterden mi oluşma? Tabii ki hayır. DC'nin bu konuda çeşitliliğe yönelmemesinin temel nedeni bana kalırsa diğer isimlerin Batman ve Justice League kadar satmaması. Superman ismi de istenilen kadar satmayınca onun da animasyon filmleri durdu. Wonder Woman ve Green Lantern denemeleri de istenilen rakam ulaşmadı ve devamı gelmedi. Ancak DC geçtiğimiz bir iki yılda bu konuda ufak adımlar atmakta. Batman ve Justice League adı altında filmler çıkarmakta. Mesele Flashpoint Paradox her ne kadar Justice League etiketi taşısa da bir Flash animasyonudur. Assault on Arkham, Batman etiketi taşıyan bir Suicide Squad animasyonuydu. Ve bunun gibi pek çok örnek daha var. Bu filmler her ne kadar çeşitliliğe katkı sağlasa da, DC'nin bu konuda bu kadar korkak davranmasını gereksiz buluyorum ben. O yüzden DC'yi biraz cesaretini toplayıp acilen aşağıda bahsettiğimiz animasyon filmlerini yapmaya davet ediyorum.

Superman: Red Son

Yukarıda çeşitlilikten bahsedip listeye Superman ile girmemin garip olduğunu pek ala ben de farkındayım.  Red Son hem yapılması farz olan bir animasyon olmasının dışında listede aynı zamanda tüm Elseworld hikayelerini temsilen bulunuyor. DC'nin de Marvel'ın da elinde muhteşem çoklu evren hikayeleri var lakin bunu kullanmıyorlar. Hangimiz bir 52,  Kingdom Come(Listeye alıp çıkardım hala eklemek için içim içimi yiyor), Justice League: The Nail görmek istemeyiz ki... Red Son'a dönecek olursak, Krypton'dan gelen kapsül Amerika'ya değil de Sovyetler Birliği'ne düşseydi, Superman Amerikan değerlerini değil de Sovyet Rusya'nın değerlerini temsil etseydi ne olurdudan yola çıkan bu eser, "Ben Superman okumam ya!" diyenlerin bile gönlünü fethetmesiyle bilinir. Ortada çok güzel bir eser var uyarlanmaması için de hiç bir neden yok. Ayrıca DC'nin onca Superman animasyonu çıkarıp Red Son gibi muhteşem bir eseri çıkarmamasını da sadece yadırgıyorum.

Doctor Fate

Doctor Fate, DC evreninin belki de en gizemli ve en havalı karakterlerinden biridir. İşi gereği de sürekli Doctor Strange ile kıyaslanır. Doctor Strange zaten filmiyle potansiyelini ortaya koydu. Benzer bir potansiyel de Doctor Fate'te var. Gerek melankolik havası gerek büyü yeteneği ile Doctor Fate'ten ciddi bir atmosferde geçen, yer yer melankolik ve bol kanlı bir animasyon çıkabilir. Tabii hedef kitlenin yaşını düşünürsek belki etkisi biraz azaltılabilir bu dediklerimin ama yaş kitlesi olarak bence bu animasyonda çocukları hedeflemeseler daha güzel olur. Demek istediğim şu Doctor Fate, muhteşem düşmanları ve benzersiz mistik atmosferiyle animasyon olmak için biçilmiş kaftan. Az tanınıyor olabilir ama zaten bu animasyon bir yandan karakterinde tanınmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca DC buradan aldığı gazla diğer JSA karakterlerine de yönelebilir. Bknz:Hawkman, The Atom...




Shazam

Shazam bana kalırsa DC'nin potansiyelini değerlendiremediği karakterlerden biri. Captain Marvel adı altında Fawcett Comics'te yayınlanırken, dönemin en çok satan çizgi romanlarından biriydi. Ancak DC döneminde kendine doğru düzgün bir seri bile verilmedi. En az kendisi kadar ünlenen Black Adam gibi bir düşmanı varken ve karakterin kullanıldığı her yerde dikkat çekmesine(en azından benim dikkatimi çekiyor) rağmen bir serisi bile olmamasını hiç anlamlandıramamışımdır. DC film evreninde Shazam filmini bu kadar erken duyurması ve bir de üstüne Black Adam solo filmi duyurması beni bu yüzden bu kadar şaşırtmıştı. Gerçi o filmlerin akıbeti de henüz net değil ama olsun.

Belki Shazam kimsenin favori kahramanı değildir ama Shazam'ı sevmeyen kişi de pek yoktur. Bence DC hem karaktere güzel bir animasyon çıkartıp hem de artık düzenli bir şekilde seri verirler. Adamın filmini çıkartmayı planlıyorsunuz, hala düzenli bir seri vermemek nedir?

Aquaman: Taht Oyunları

DC'nin dışlanan çocuğu da diyebiliriz ona. Yıllar boyunca güçleriyle dalga geçildi. Şamar oğlanına çevirdiler. Yeri geldi deniz canlılarıyla iletişimi kıskanıldı, yeri geldi Atlantis'i çekemediler Aquaman'i dışladılar ama o yılmadı çalıştı ve karizmasını geri topladı. New 52'den sonra bir daha Aquaman ile dalga geçen olmadı. Geoff Johns karakterin davranışlarını kostümünü güçlerini olması gereken düzeye getirdi. Hazır film ile birlikte karizması ikiye üçe çıkmışken New 52'deki versiyonu kullanılıp bir de güzel Aquaman hikayesi seçilebilir. Aquaman'in de Throne of Atlantis adında bir animasyonu var ama kendi ismini taşımıyor. Pekala kendi ismini taşıyan bir animasyona da sahip olabilir. Şahsen ben Aquaman'in Black Manta'yla olan mücadelesini sürekli sallantıda olan Atlantis'teki tahtını ve tabii ki Atlantis'i izlemekten sıkılacağımı sanmıyorum. Yedi denizlerin kralı... Bir saniye! Yedi deniz, yedi krallık, taht mücadelesi, yoksa...


Costantine

Doctor Fate maddesinde de bahsettiğimiz gibi, büyü teması kullanılması çok cazip bir tema. DC'nin elinde bu şekildeki mistik karakterlerden biri de, hatta en bilineni Costantine'dir. Mistik öğeleri dedektif hikayesi kıvamında işlerken, oradan oraya uçup kaçmaması nedeniyle hem daha insancıl hem de daha ilginç hale gelen Costantine oldukça sağlam hikayelere sahip. Vertigo etiketi taşıyan Hellblazer serisinde oldukça sağlam hikayelere sahipti. Bunlardan birisini alıp Justice League Dark'ın aksine DC evreninden çok azıcık daha uzak bir animasyon yaparsanız muazzam olur. Demek istediğim, tutup da Costantine animasyonuna Superman, Batman falan koymayın bi zahmet.

Sandman

Evet yalnış duymadınız Sandman. Hatta sadece Sandman de değil Vertigo etiketine sahip daha niceleri. DC'nin alt firması Vertigo pek çok kez DC'ye taş çıkaracak çizgi romanlar çıkardı. Watchmen, V for Vendetta, Sandman, Fables, Y:The Last Man ve daha niceleri... Ancak DC animasyon konusunda bu serileri kullanmaya bugüne dek pek yanaşmadı. Zaten Batman ve Justice League dışındaki karakterleri kullanmaya bile girişmezken bir anda Sandman animasyonu çıkartması hayal olurdu. Filmi pek çok kez gündeme geldi ama olmadı. Bari animasyonla izleyelim şu seriyi. Animasyonu olması filmi olmayacağı anlamına gelmiyor. Bari ortaya şöyle enfes bir Sandman animasyonu atın da gözümüz gönlümüz açılsın.  Hatta yazar Neil Gaiman'a güvenerek filmi çıkmasa bile animasyon serisi olarak izlemek isteyeceğimi belirteyim.

Blue Beetle/Booster Gold

DC'nin Superman/Batman etiketi taşıyan iki animasyonu var. İki karakteri bir arada kullanıp animasyon yapmaya daha önce de giriştiler. Neden şimdi bir daha yapmasınlar ki? Mesela Black Canary&Green Arrow çok güzel gidebilirdi bu konuda aynı şekilde Flash/Green Lantern, Hawkman/Hawkgirl ve tabii ki de Blue Beetle/Booster Gold. Çizgi romanların pek ciddiye alınmayan ikilisi. Bol aksiyonlu bol komedili güzel bir hikaye pekala işlenebilir bu karakterler hakkında. Ki bence ciddiye alınmamaları da üstünde durulması gereken bir mesele. Bunun büyük sonuçları olduğunu Countdown to Infınıte Crisis ile öğrendik. Şahsen ben bu ikilinin boyundan büyük işlere kalkışıp işin içinden çıkmaya çalışmasını zevkle izlerdim.

Wonder Woman

Üstte birbirinden bağımsız yedi animasyon yazdık. Hepsi bence çıkması gereken animasyonlar ama DC'nin hali hazırda var olan animasyon evrenine hepsini birden sokmaya çalışırsan işler karışır. Bu yüzden aşağıya yazdığımız üç animasyonu DC'nin animasyon evrenine dahil olması için yazdık.

DC'nin en öne çıkan üç karekterinden biri. Sembol karakterlerden biri hatta. Ama kendisiyle ismi geçen diğer kudretli kahramanların onlarca animasyonu varken Amazonların Prensesi tek bir tanesiyle yetindi. Böyle bize Wonder Woman'ın kim olduğunu hatırlatacak, tercihen mitoloji yüklü bir animasyon mükemmel olmaz mıydı? Mesela Azzerello'nun Wonder Woman hikayeleri bu iş için biçilmiş kaftan. Gerçekten çok hoş hikayeler. Ya da Gail Simone'un Wonder Woman için yazdığı hikayeleri de gayet güzel. Wonder Woman'ın da kullanılabilecek ve kullanılması gereken pek çok hikayesi var. Kullanılmakta geç bile kalındı. Zira Wonder Woman'ın hikayelerinin de diğerlerinden aşağı kalır yanı yok. Neden evren dahilinde bir kaç hikayesi daha anlatılmasın.

Flash: Wonderland

Evet elimizde hiç Flash etiketi taşıyan bir DC animasyonu yok. Flashpoint her ne kadar tam anlamıyla Flash animasyonu olsa da Justice League adı altında çıktı. Halbuki Flash belki de, Batman ve Superman'den sonra üstüne ilgiyi en çok toplayan karakterdir. Bir Flash animasyonu olması gerektiği kesin. Peki neden Wonderland? Aslında bakarsak ilk başta listeye Return of Barry Allen'ı yazmıştım ancak o seri kesinlikle ilk çıkan Flash animasyonu olamaz. İlk hikaye için çok komplike bir kere. Onun yerine Geoff Johns'un ilk Flash hikayesi olan Wonderland oldukça hoş gider. Bu hikayede Flash(yani Wally) Mirror Master'ın ayna dünyalarından birinde mahsur kalmıştır üstelik süper hızını da bu evrende kaybetmiştir ve gözünü Iron Heights'ta açar. Tabii bir de ana karakterimiz Wally West olacağından izleyiciye Barry ile Wally'nin arasındaki ilişkiyi ve Wally'nin kostümü giyme sürecini vs. anlatmak için Mark Waid'in Born to Run hikayesinden yararlanılır hikayeye yedirilirse ortaya muazzam bir animasyon çıkabilir. Born to Run hem Wally'nin güçlerini nasıl kazandığını, Kid Flash nasıl olduğunu ve tabii ki Barry ile Wally'nin dostluğunu anlatıyor. Üstelik hikayede Mirror Master ile Flash'ın ilk karşılaşması da var güzel bir şekilde yedirilir bu hikayeye. Bak DC'cim, yaz bunları!

Green Lantern: Sinestro

Green Lantern en çok animasyonu çıkan karakterlerden biri. First Flight ve Emerald Knight olmak 
üzere iki animasyonu çıktı. Ancak kendisinin en ikonik anları hiç yansıtılmadı. Coast City'nin yok oluşu, Green Lantern'ın çıldırışı, bazı fenerleri öldürmesi, daha sonrasında da korkuya yenilmesi ve bedenini Parallax'a teslim etmesi bence Green Lantern tarihindeki en önemli olaylar silsilesidir. Ancak tüm bunları tek filme sığdırmak mümkün değil dahası devamlılık bu konuda sıkıntı yaratır. Ancak onun yerine başka bir ikonik olayı işleyebilirler, mesela Sinestro'nun ihaneti. Şahsen ben Green Lantern animasyonlarını izlerken ikisini de yeşiller içinde gördükçe rahatsız oluyorum. Bu Batman'i Joker ile yanyana suç çözerken ya da Spider-Man'i Green Goblin'le oturup bir şeyler içerken görmek gibi bir şey. Sinestro'nun sarıya geçişi biran önce işlenmeli bana kalırsa. 
,

Bonus:Red Robin

Şimdi ortada tonlarca Batman animasyonu var. Ama kaçında gerçekten yan karakterlere odaklanılıyor. Kaçında hikayeyi Batman'in gözünden dinlemektense Robin'in ya da Batgirl'ün ağzından dinleyebiliyoruz.  Madem DC illa bir Batman animasyonu çıkarmak istiyor buyursun yan karakterlere odaklansın. Neden Red Robin dersek? Batgirl'ün yolda gelen bir filmi var, Batwoman odaklı 2003 yılında çıkan bir animasyon var. Dick Grayson zaten her animasyonda var. Jason Todd Under the Hood'da, Damian Wayne de Son of Batman'de anlatıldı. Ama Tim Drake bu tür animasyonlarda hiç öne çıkamadı. Bu animasyonda, Tim Drake'in Bruce ile yarışacak dedektiflik zekasını görelim, Şeytan'ın ta kendisine diz çöktüren çocuğu görelim. Şahsen tamamen Robin'in bakış açısından çıkacak film hele de Red Robin serisinde olduğu gibi bir konuyu işlerse sanıyorum ki pek çoğumuzun hoşuna gider.

İlk bölümü birkaç saat önce yayınlanan Neil Gaiman'ın aynı adlı romanından uyarlanan American Gods dizisi daha bölüm yayınlanmadan hayranlar tarafından birçok olumlu eleştiri almıştı. Bu da bazı hayranları Gaiman'ın muhteşem çizgi roman serisi Sandman'in American Gods'la ilgilenen Bryan Fuller ve Micheal Green tarafından televizyona uyarlanabileceğini düşünmeye itti. Uzun süredir film haberleriyle gündeme gelen Sandman, bu konuda hiçbir zaman sonuca ulaşamamıştı.

Tüm zamanların en iyi çizgi romanlarından biri olarak gösterilen Sandman'i beyazperdeye uyarlamak için Joseph Gordan-Levitt girişimde bulunmuştu fakat daha sonraları böyle epik bir hikayenin iki saatlik bir filme tam anlamıyla sığdırıp ortaya güzel bir şeyler koymanın neredeyse imkansız olduğunu söylemiş ve sinemada değil televizyon sektöründe bu işin yapılmasının daha doğru olacağını vurgulamıştı.


Peki şimdi böyle bir şey mümkün mü? Ortada kesin bir şey yok fakat Yahoo'ya American Gods'ın dizisiyle ilgili röportaj veren Gaiman, American Gods'ın başarısının Sandaman gibi büyük ve tuhaf bir şeyin de televizyona uyarlanabileceğini Time Warner'a göstereceğini umduğunu belirtmiş.

Bryan Fuller da ona katılmış ve azıcık dahi imkanları olsa onları kimsenin durduramayacağını söylemiş. Ve bunu sadece röportajda sorulduğu için söylememiş, adam bunu ciddi ciddi istiyormuş. Röportajdan sonra da Yahoo'nun bu konuda paylaştığı tweet'i "EVET, İSTİYORUZ. GERÇEKTEN İSTİYORUZ." diyerek paylaşmış.

Sonu ne olur bilemiyoruz fakat eninde sonunda Sandman bir yere uyarlanacak. Bunun televizyon olması bizce de çok mantıklı. Fakat bundan daha önemlisi de adına yaraşır şekilde uyarlanması. Böylesine muhteşem bir dergiyi hak ettiği gibi uyarlanmayacaksa bu işe hiç girişilmemesi çok daha iyi olur.

2019 yılında 4 tane Batman filmi izleyeceğimiz haberlerimizin arasındaydı zaten. Bunun yanı sıra, David S. Goyer'ın proje başı olduğu Krypton dizisinin fragmanı da geldi ve muhtemelen diziyi bu senenin ilerleyen aylarında izlemeye başlayacağız. Bu Haziran'da gelecek Wonder Woman filmiyle birlikte DC genişletilmiş evren filmlerinde de oldukça ilerlemiş olacağız. Şimdi, bunların üzerine bir de 2018 için DC'den bir haber var!

Warner Bros, amiral gemilerinden DC Entertainment'ı bambaşka bir platform üzerinde kullanmaya başlayacak. DC Comics altında doğrudan kullanıcıya ulaşan bir dijital platform kuruyorlar. Yani, hayranlar, kullanıcılar, internette DC'nin bu yeni sitesine girdiklerinde, DC'nin, sadece bu siteye ve platforma özel ürettiği içeriklere ulaşacak. Evet, tanıdık gelmiş olabilir, Netflix, Amazon Prime, Hulu benzeri bir servis olacağa benziyor. Bu serviste de bolca DC içeriği göreceğiz zira platform tamamen DC Comics'e ait olacak. Tabii, bunun ne kadarı dizi ne kadarı film olur bilmiyoruz ancak benim tahminim, bir dijital televizyon kanalına çevirip talk show benzeri şeyler de yapacaklar yönünde. Şimdi, bu güzel bir haber, şaka maka DCTV kendi başına bir platform olacak gibi. Netflix'in Marvel dizileri kalitesinde bir şeyler çıkarabilecekler mi onu göreceğiz. Ama asıl bomba haber bundan sonrasında.


DC'nin bu yeni platformuna gelecek iki çizgi roman dizisi belli oldu: Young Justice animasyon dizisinin 3. sezonu ve sıfırdan göreceğimiz, live-action Titans dizisi geliyor!

Young Justice'in 3. sezonunun geleceğini zaten biliyorduk ancak hangi kanalda yayınlanacağı muammaydı. DC'nin yeni platformuyla canımız dizimiz yerini buldu ve büyük ihtimalle iptal edilme korkusundan uzak kalacak. Ayrıca 3. sezonun adı ve bir logosu da duyuruldu. Young Justice: Outsiders:

 

Daha önce "Independence Day" bölümüyle 2011 yılında Emmy ödülü de kazanan dizinin baş yapımcısı, şu anki Teen Titans Go! dizisinden Sam Register. Dizinin yaratıcıları Brandon Vietti ve Greg Weisman da yapımcı olacaklar. Dizinin sanat yönetmeni de Phil Bourassa olacak.

Titans dizisi ise bu dijital platformun köşetaşı olacak. Aslında DC, 2014 yılında TNT'ye bir Titans dizisi yapmasını söylemişti ancak TNT'deki yönetim değişikliğinden sonra dizi iptal edildi. O dizide düşünülen kadro: Dick Grayson, Barbara Gordon, Raven, Starfire, Hawk ve Dove.


Şimdi, dizinin başında yapımcı olarak, Batman Forever ve Batman & Robin'in senaristi Akiva Goldsman, DC'nin televizyon ve sinemadaki baş adamı olan Geoff Johns ve CW dizilerinin tamamını kontrol eden Berlanti Productions'tan Greg Berlanti ve Sarah Schechter yer alacak.

Johns şimdilik yazar koltuğunda garantileşen ilk isim ve Titans ekibinde göreceğimiz karakterler içinde onaylanan ilk kişi de Beast Boy.


"Evet, yeniden Titans yazdığım için ve bu ekiple çalıştığım için çok mutluyum! Feci derecede heyecanlıyım. Çok farklı bir şey olacak...#BeastBoy"

Samimi düşüncemi söyleyecek olursam, bu haber için oldukça sevinçliyim ancak Goldsman ve Berlanti isimlerinden ciddi manada çekiniyorum. Özellikte Titans ekibinin, büyük ölçüde genç ve ergenlerden oluştuğunu da düşünürsek, ekibin drama dozunda çılgın attırabileceğinden korkuyorum. Yine de, dizi seneye gelecek. Muhtemelen yakında hakkında daha çok şey öğrenmeye başlarız!

Çizgi roman temelli ilk komedi dizisi sayabileceğimiz, farklı bir konuyla, mükemmel bir jenerikle ve bol bol göndermeyle karşımıza çıkan Powerless dizisinin yayın hayatı pek de parlak gitmedi. Açıkçası dizinin kalitesini düşününce zaten bunu böyle olması da beklenmiyor değildi.

"No Consequence Day" adlı yeni bölümün bu hafta yayınlanması bekleniyordu fakat NBC takvimi yeniledi ve o bölüm yerine Superstore dizisinin bir bölümünü takvime yerleştirdi. 

Dizi şu an için bitmiş sayılmaz, ilk sezon muhtemelen sonlanır fakat devam etmesi de pek mümkün gözükmüyor. Zaten reytingler hiç parlak gitmezken bu haber hayranlarda ufak bir umut kaldıysa onları da alıp götürmeye yetmiştir diye düşünüyorum. Böyle potansiyeli olan bir dizinin değerlendirilememesiyse insanı gerçekten içten içte üzüyor. 

Eğer ısrarla ve inatla Avengers 3 ve 4'ü "Part 1 & Part 2" olarak anmaya devam ediyorsanız arkadaşlar gerçekten durmanızın zamanı geldi. Bunun böyle olmayacağı uzun zaman önce çok çok uzak bir galakside açıklanmıştı, yönetmenler ve Kevin Feige iki filmin de farklı hikayeler anlatacağını söylemiş olsalar da oyuncu kadrosu Real Madrid'in 2000'li yıllardaki hayvani kadrosu gibi olduğundan ve bu hayvani oyuncuların takvimi de baya yoğun olduğundan, iki filmin de çekimleri Ocak ayında Atlanta'da beraber başlamıştı.

Yani şöyle bir örnek vereyim, Robert Downey Jr sabah kahvaltısından sonra Avengers 3'te Stephen Strange ile tanışma sahnesini, aynı günün akşam çayının ardından Avengers 4'te Steve Rogers'ın cenaze törenindeki konuşmasını çekmiş olabilir. Ciddi anlamda lojistik sorunlar var, o kadar oyuncuyu aynı anda sette  bulundurmak mümkün değil. Benedict Cumberbatch daha çekimlere katılmadı, Chris Pratt bitirmek üzereymiş falan. Karakterlerin konuşma sahneleri sette olmayan oyuncuların dublörleriyle çekiliyormuş. Olmayan oyuncu gelince, daha önce olan oyuncu gittiğinden, onun dublörüyle tamamlanıyormuş. Tam şizofren işi.

Tabii bunlar hep örnek, sonra bize "abi Steve ölüyor mu gerçekten?" diye bağırmayın. Kevin Feige dedi ki Avengers 4'ün adı Infinity War'a dair spoiler barındırdığı için gizli tutuluyormuş. Şahsen ben meraktan ölüp bitmiyorum filmin adı ne olacak diye.

Bu iki filmi aynı anda çekme meselesi bu hafta iptal edildi, bundan sonra ayrı ayrı çekilecekler. Artık kasetleri yakarlar mı, kullanırlar mı bilemem. Ama daha verimli olacağı kesin gibi.

Ülkemizde ABD'den 1 hafta önce vizyona girecek olan Guardians of the Galaxy vol. 2'nin tanıtım kısmı devam ederken Gamora'yı canlandıran Zoe Saldana, Feige'nin "sır" dediği bilgiyi baya baya kaçırmış olabilir. Spoiler içeriyor mu? Bence abartılmış. Eğer siz yine de uzak durmak istiyorsanız, aşağılara devam etmeyin.


Aynen şunu dedi; "Guardians üyeleri Infinity War için çekimlerini neredeyse bitirdi sanırım, Gauntlet için ise bu yılın sonlarında geri döneceğiz."

Avengers: Infinity Gauntlet.

Ne demek bu? Thanos ilk filmde taşları toplayacak, belki şok edici bi' ölüm sahnesiyle film sona erecek, diğer film ise tamamlanmış sonsuzluk eldivenine karşı olan savaşı anlatacak.

Bunun kesin olmadığını hatırlatalım. Belki oyuncular ve ekip kendi arasında 4. filme "Gauntlet" demek için anlaşmışlardır, belki de anlaşmamışlardır ve Zoe Saldana başını belaya sokmuştur.

GÜNCELLEME:
 (26 Nisan, 2017)

 James Gunn, Yahoo Movies'e verdiği röportajda, "Filmin adı bu değil" dedi.

"Benim tahminim, Zoe yanlış konuştu. Bugün Zoe ile de konuşurum ama sanıyorum ki Zoe, 'Infinity War' diyeceğine 'Infinity Gauntlet' dedi."

Öte yandan, Zoe Saldana  "Infinity War çekimleri bitti, Gauntlet yıl sonunda" demişti. Yani, pek karışıklık yok gibi görünüyor?

Zoe Saldana hala konu hakkında yeniden konuşmadı.

Takipte kalın!


Guardians of the Galaxy Vol.2 bu sene içinde en çok beklediğimiz filmlerden birisiydi ve ülkemizde de 28 Nisan tarihinde gösterime girecek.

Filmin basım gösterimi yapıldı ve filmden yorumlar geldi bile! Filmin RottenTomatoes notu şu an %91.

"Bütün eğlencesine, hızına ve çılgın konuklarına rağmen bu ikinci film yine de hayal kırıklığı hissi yaşatıyor." - Time Out

"Vol.2 kesinlikle bir filler (doldurma) film ama bu tarz filmlerden hoşlanıyorsanız, ikincisini de seveceksiniz." - The Wrap

"Eski karakterleri yeni durumlarda görmenin güzelliğinin yanı sıra, göze de çok hoş geliyor." - Newark Star-Ledger

"Guardians of the Galaxy Vol.2 tıpkı lunaparkta bir hız trenine ilk defa bindiğinizde çok büyük haz alıp ikinci binişinizdeki "eh, zaten bunu yaşadık" hissini veriyor." - Hollywood Reporter

"Hala iyi bir Marvel filmi (hatta bazı yerlerde oldukça iyi) ama ilk filmin baş döndürücü seviyede yukarı taşıdığı çizgiye ulaşamıyor. Hala güldürüyor ancak ilki kadar değil." - Entertainment Weekly

"Sahne sahne, diyalog diyalog, ilkinden alıştığımız tadı taşıyan bir film. Bu sefer, James Gunn'ın, eğlendirici bir film yapmak için ne kadar çabaladığını görebiliyorsunuz." - Variety

"Gunn inanılmaz bir işi başarıyor. Dandik bir filme dönüşebilecek bir konuyu, Marvel'ın en iyi süregelen hikayelerinden birisine mükemmel bir şekilde dönüştürüyor." - IndieWire

"Tıpkı ilki gibi, Guardians of the Galaxy Vol.2 çılgın bir muhteşemlikle devamı sağlıyor." USA Today

"İlk Guardians filmi çok taze ve yeni bir solukken, Vol.2 tanıdık bir tat bırakıyor--bazen iyi anlamda, bazen kötü." - ScreenCrush

"Nihayetinde, Vol.2 ilk filmin seviyesine yetişemiyor ancak bir süper kahraman filminde beklentilerinizi ve daha fazlasını bulabiliyorsunuz." - Collider

"Önceki filmle karşılaştırınca, Guardians 2'nin bomboş bir duygusal temeli var ve hikayesi zayıf. Filmin hiçbir gerçek amacı yok, hatta Marvel'ın genel hikayesine hiçbir köprü kurmuyor." - The Verge

"İkinci film, ilkine göre daha yüzeysel. Önceki filme nazaran daha çok hız ve hikaye sorunu var. Yine de bütün Marvel Sinematik Evreni filmlerinden duygusal olarak daha etkileyici bir sona sahip". - IGN

"Her ne kadar devam filmi, ilkinin büyüsüne sahip olmasa da detay konusunda çok zengin, eğlenceli ve heyecanlandırıcı sürprizlerle dolu, muhteşem bir devam filmi". - CinemaBlend

****

Yorumlar büyük ölçüde filmin, ilki kadar muazzam olmadığı konusunda göze çarpıyorlar. Yine de en azından eğlenceli bir film olduğu konusunda hemen hemen herkes hemfikir.

Filme gitmeden önce Hazırlık Rehberi dosyamızı okumayı unutmayın!

Bekliyoruz. Hem de ne bekliyoruz! Cidden, heyecan, ve, beklenti bizim için baya tavanda. İlk film ile yakalanan çok acayip bi' başarı. Sadece hikaye de değil, soundtrack albümünden karakterizasyona kadar böyle izledikçe çıldırılan, her izlediğinde yeni detaylar farkettiğin, hasta yatağında açma isteği uyandıran öyle bi' film.


Bir süredir yaptığımız filmi izlemeye gitmeden önce bilmeniz ve görmeniz gereken şeyleri Hazırlık Rehberi başlığında toparladık. İyi okumalar!

Not: Film ülkemizde ABD'den 1 hafta önce, 28 Nisan'da vizyona girecek.

-FRAGMANLAR -




1- Filmin baş düşmanı kim?

İnanılmaz kibirli, yüksek egolu ve kendini beğenmiş Sovereign halkının lideri Ayesha. Amaçları galaksiyi korku, kıskançlık ve ihanet gibi zayıflık belirtilerinden temizlemek. Bunu başarırlarsa koca galakside bi' kendileri, bi' de Steve Rogers kalacak herhalde.

2- Thanos gözükecek mi?

Hayır. %100. Hayır. James Gunn çok net bir dille defalarca yalanladı. Thanos gözükmeyecek, ama filmde varlığı hissedilebilir.


3- Son sonsuzluk taşı olan ruh taşı bu filmde mi olacak?

Buna da kocaman bir hayır.

4- Ekibin yeni üyeleri kimler?

İlk filmdeki beşlinin yanına Yondu, Nebula ve Mantis de dahil oldu.


5- Star-Lord'un babası kim?

Bu sorunun cevabı San Diego Comic-Con'da cevaplanmıştı, yayınlanan fragmanda da gösterilmişti zaten. Peter'ın babası Ego the Living Planet. Evet, gezegen. Baya baya gezegen adam. Bir gün gezegen olmanın verdiği monoton hayattan sıkılmış olacak ki insan formuna bürünerek Dünya'ya yol almış ve orada Peter'ın annesi ile tanışmış. Sonra da Peter Quill doğmuş ama doğumdan önce gitmiş falan. Eğer bunun spoiler olabileceğini düşünüyorsanız, James Gunn bu filmin olayının Peter'ın babasının kim olduğunu bulmak olmadığını söylemişti.

6- Nebula?

Karen Gillan şöyle anlatıyor; ''İlk filmden Nebula'nın baba sorunları olan sinirli biri olduğunu biliyoruz. Bu filmdeyse babasının onda açtığı yaraları göreceğiz. Kız kardeşi Gamora ile ilişkisine dalacağız. Hatta sanırım Nebula ile biraz empati bile kurabilirsiniz çünkü karakterinde babasından kaynaklanan duygusal bir boşluk var.



7- Captain Marvel gözükecek mi?

Hayır. Dünya merkezli tek karakterin Peter Quill olması için Captain Marvel evrene girişini bu film ile yapmayacak. Büyük ihtimalle daha güçlerini kazanmamış hâliyle Infinity War'da görebiliriz. Sonra Captain Marvel solo filmi, daha sonra da Avengers 4.

8- Yondu'nun taraf değiştirmesi Ravagers'ı nasıl etkileyecek?

İlk filmde Ravagers'ın pek süresi yok gibiydi. Hikayede ağırlığa sahiplerdi ama bütün rolleri Yondu'nun arkasında olmalarından ibaretti. Bu filmde Yondu'nun Guardians'a katılmasından hoşnut kalmayan Ravagers, liderlerine karşı isyana kalkışacak. Darbe bile gerçekleşebilir. Tommy Flanagan tarafından canlandırılan Tullk'un önderliğinde Ravagers'ı çok daha fazla izleyeceğiz.



9- Baby Groot ne iş?

Kendini feda ettikten sonra yeniden doğan Baby Groot bu filmin tamamında fragmanlarda gördüğümüz formunda kalacak. Önceki formunun hafızasına sahip olmayacak yani bu demek oluyor ki başta Rocket ve diğerleriyle her şeye sıfırdan başlayacak. Sanılanın aksine bu hamle daha çok oyuncak satmak için yapılmamış. James Gunn senaryoyu yazarken ilk taslaklarda tekrar büyümüş Groot'u denemiş ama dediğine göre kimyaları bi' türlü oturmamış ve iki film arasındaki arayı kısa tutup, Groot'u da küçük tutmaya karar vermiş.


Yukarıdaki görsel 17 Şubat 2016'da başlayan çekimlerin ilk gününde yayınlanan ilk kare. Filmde sinema tarihinde ilk kez 8K görüntü kalitesine sahip kameralar kullanıldı. Aksiyon sahneleri ise Red Weapon 8K ile çekildi. İlk filmin görsel efekt departmanında çalışanların çoğu Doctor Strange'den dolayı bu filmde yer alamasa da James Gunn'a göre yerine gelenler de en az diğerleri kadar iyiymiş. Çekimler 17 Haziran 2016'da sona erdi.


Bu da filmden ilk konsept çalışma. Guardians, Abilisk ile kapışıyor. Sebebi ise Ayesha tarafından kiralanmış olmaları. Alt kısımda daha detaylı değineceğim.

Büyük Soru: Filmin olayı ne?

Galaksiyi kurtarmak tabii. Hem de ikinci defa. Peki kimden ve niye? Şimdi şöyle; ilk filmin sonunda Nebula, Ronan'ın mağlup olmasıyla kayıplara karışmıştı. Kaçak durumundaydı. Guardians ve Ayesha kendisini aramaya koyuldu ama Ayesha bulmayı başardı. Cezası ölüm olduğu için Guardians bir teklif yaparak Nebula'yı Nova İmparatorluğunda mahkemeye çıkarmayı teklif etti. Ayesha kabul etti etmesine de, bir şartla. Gezegeninin güç bataryalarını sömüren Abilisk'in icabına bakmaları karşılığında.

E hâliyle ekibimiz başarılı oldu, mahallenin favori rakunu Rocket da çok pahalı olan güç bataryalarından birini -belki birkaçını- farkettirmeden cebe attı. Guardians, Nebula'yı Nova'ya götürmek üzere aldı. Ama gelin görün ki Rocket'ın çaldıkları farkedildi. Ayesha önce ekibin peşine düştü, daha sonra da galaksiye savaş açmaya karar verdi.

Tahminen Milano'nun arızalanması veya kayıplara karışmak için ekip Ego'nun gezegenine -ya da direkt Ego'ya- inmeye karar verdi. Fragmandan çıkardığımız olay örgüsü tamamen doğru olmamakla beraber bu şekilde.

Guardians of the Galaxy'i bu kadar özel yapan şey ne?

Öncelikle başlarında hikayeyi ve bütün karakterlere ayrı ayrı özel davranan James Gunn gibi bir yönetmen var. Tabii ki Chris Pratt'ten Bautista'ya kadar oyuncu kadrosu da ayrı bir enfes. Guardians of the Galaxy, Marvel Sinematik Evreninin kozmik tarafını yansıtıyor. Thor filmlerinin de bu şekilde olması gerekirdi fakat ilk iki filmde maalesef uzay yerine Dünya'yı kullanmaya karar verdiler. Ama Ragnarok fragmanını izlediyseniz buram buram Guardians koktuğunu farketmişsinizdir.

Bu serinin şöyle de güzel bir tarafı var. Dünya'dan tamamen bağımsız. Yani Avengers birbirine mi girmiş, Hydra mutlak kontrol sağlamaya mı çalışmış gibi sorunların Guardians'a en ufak bir etkisi var. Tek ortak tarafları Thanos ve Sonsuzluk Taşları. Yolları mecburi kesişiyor. O yüzden, James Gunn'ın elinde kendi hikayesini Age of Ultron ya da Civil War gibi filmlerde neler olduğuna bakmadan istediği gibi anlatmakta serbest. Açıklamalarda da gördük ki Marvel Studios ve Kevin Feige bolca destek oluyorlar.

Hani futbolda ''kazanan kadro bozulmaz'' diye bir laf vardır ya? Bence bu durum Guardians of the Galaxy için de geçerli. James Gunn'ın üçüncü filmi yazıp yöneteceği haberi ben bu rehberi hazırlarken geldi ama, ''Üçüncü film olacak, ama James Gunn yönetmeyecek?'' sorusuna ben her türlü ''Gunn yoksa üçüncü film de olmasın.'' derdim. Öyle özel bi' yeri var.

- POSTERLER -





- KARAKTER POSTERLERİ -



Film hakkında kısa bilgiler!

  • Dünya'da geçen birkaç sahne var. (Guardians üyeleri olmadan)
  • Mantis, Ego dışında hayatında hiç kimseyle bire bir iletişime geçmemiş. Guardians üyeleri ilk olacaklar.
  • Soundtrack albümü 28 Nisan'da çıkacak.
  • David Bowie, iki filmin soundtrack albümünde de yer alan tek şarkıcı.
  • İlk filmin sonu ile bu filmin başı arasında sadece iki ay var.
  • Filmde Ego the Living Planet'ın yer alabilmesi için FOX ile takas yapılmış çünkü karakterin hakları Marvel'da değilmiş. FOX'tan Ego'nun hakları karşılığında Deadpool'da yer alan Negasonic Teenage Warhead verilmiş.
  • Rocket Raccoon'un orijin hikayesinden bahsedilecek ve bu durum diğer Guardians üyeleri ile olan ilişkisini etkileyecek.
  • Eh, bir zahmet, Stan Lee cameosu da olacak.
- TELEVİZYON REKLAMLARI -









O ZAMAN DAHA YÜKSEK SESLE!

OOGA-CHAKA OOGA-OOGA OOGA-CHAKA OOGA-OOGA OOGA-CHAKA OOGA-OOGA!


9 Şubat 2015'te tam olarak başarılı sayılmayan, iki aktör, iki seri ve beş sinema filminden sonra mahallemizin arkadaş canlısı kahramanı Spider-Man, ait olduğu yere, evine, Marvel Sinematik Evrenine katıldı.

Bu anlaşmayı futbol tabiri ile şöyle basitleştirebilirim: Marvel Studios, Sony'den Spider-Man'in bonservisini almadı, beş filmliğine kiraladı. Bu. En kısa özeti bu. Aralarındaki kontrat Homecoming devam filminden sonra bitecek. Spidey o vakit geldiğinde Civil War, Homecoming, Infinity War, Avengers 4 ve Homecoming devam filminde yer almış olacak. Kontratın uzama durumuna pek değinmeden, çoğu kişinin merak ettiği, sahalarda ender görülen Sony & Marvel anlaşmasının sürecinden bahsedeceğim. Aslında ben değil, Amy Pascal bahsedecek. Kendisi Sony Pictures Entertainment'ın Başkanı gibi bi' pozisyonda ve anlaşmanın en büyük pay sahiplerinden.

Aşağıda okuyacağınız röportaj Spider-Man: Homecoming çekimleri sırasında film setinde gerçekleşti.


SORU: Marvel ve Sony arasındaki anlaşma tam olarak nasıl gerçekleşti?

Amy Pascal: O vakte kadar beş Spider-Man filmi yapmıştık ve artık farklı bir şey yapmamız gerekiyordu. Yapmadığımız şey ise Marvel evreninde, farklı süper kahramanların da olduğu bir noktaya yerleştirmekti. Çünkü bizim filmlerde tek kahraman hep Spidey olmuştu. Kevin Feige ile ilk filmden beri beraber çalışıyorduk, kendisi zamanında Avi Arad'a kahve getirirdi. Yapımcılığın yanında iyi de kahve hazırlar. Sony olarak aklımızda bir şeyler yapmak vardı ve bu anlaşma yaptığımız şeyin doğru olduğunu hissettirdi. Bu konuyu Kevin ile de uzun zamandır konuşuyorduk. Bence sinema sektöründe bir daha gerçekleşmeyecek bir şey oldu ve üç stüdyo bu filmi yapmak için bir araya geldi. Bugünlerde bırakın üçü, kimse birbiriyle bir şey paylaşmak istemiyor.

Ortada kesinlikle kötü niyet yok. Herkesin amacı Spider-Man'i hakettiği yerlere getirmek. Bu Disney'in de, Marvel'ın da, pek tabii Sony'nin de işine gelir. Bu filmi harika yapmak için herkesin birbirine ihtiyacı vardı, bence bu baya mucizevi bir şey.

SORU: Karakteri evrene Civil War ile dahil etmek asıl plan mıydı? Tom Holland seçimi nasıl oldu?

Amy Pascal: Civil War ile başlamak her zaman 1 numaralı plan olmuştu. Filmdeki olay Peter'ın diğer karakterler ile bağ kurmasını sağlamak ve kostüm işini çözmekti.

Seçilebilecek çok aktör oldu. Seçmelere rolü ne pahasına olursa olsun almak için umutla dolu gelen onlarca kişiyi sırasıyla elemek üzücü bir durumdu tabii. Tom seçimi hem bizim hem Marvel'ın ortak tercihiydi. Bence harika bir işbirliğiydi.

SORU: Tom Holland'ın performansını Andrew ve Tobey ile karşılaştırsak?

Amy Pascal: Ben üçünü de çok seviyorum. Hepsinin kendine has özellikleri var. Ortak özellikleri ise harika birer oyuncu olmaları. Genç olmaları çok önemliydi. İngiliz olmayan birini bulmak istiyorduk ama sonuç ortada. Aradığımız şey Peter Parker'a benzemesi, karakterle empati kurabilmesi ve dişini tırnağına takarcasına çalışmasıydı.

SORU: Yönetmenlik için Jon Watts neden doğru bir seçimdi?

Amy Pascal: Kevin da ben de Cop Car filmini çok sevdik. Filmin en güzel noktalarından biri çok düşük bütçeyle, hikayeyi aksiyon aracılığıyla anlatabilmesiydi. Ortada çok iyi aksiyon yönetmenleri var fakat hikayeyi anlatma konusunda çok iyi olamayabiliyorlar. Ortaya filmi izlerken hikaye sahnesi, aksiyon, hikaye sahnesi, aksiyon gibi şeyler çıkabiliyor. Jon ise bunu bir bütün olarak anlatabiliyor. Çocuk oyunculardan aldığı performans çok özeldi.

Fikir alışverişi yaptığımız toplantıların birinde Jon; ''Bu filmde lisenin gerçek bir lise gibi görünmesini istiyorum, Hollywood liseleri gibi değil. Bugün bir liseye gidince neyle karşılaşırsak, filmde de o olmalı. Zeki çocukların gittiği bir fen lisesi olduğu için, inek öğrencilerle dolup taşmalı.''

Jon gerçekten yaşadığımız dünyayı yansıtmak istedi. Getirdiği modern farkındalık bence çok taze bir yaklaşım oldu.

SORU: Kontrat bittiğinde ne olacak? Büyük plan ne? Spidey'i MCU'da kaç kere izleyeceğiz?

Amy Pascal: Sanırım şöyle cevap verebilirim: Doğru formülü bulduk ve bence herkes devam etmek isteyecektir.

SORU: Bu filmi Marvel ile yapmanın diğer filmlere göre ne farkı vardı? (favori sorum)

Amy Pascal: İnanılmaz bir süreçleri var. Artık resmen Marvel'cı oldum. Çok titiz ve acımasızlar. Bunu sürekli anlatıyorum: toplantılarda her zaman şunu dile getiriyorlar: ''Tamam güzel fikirmiş. Nasıl daha iyi hâle getirebiliriz?'' Bunu daha önce hiç duymadım! ''Güzelmiş. Daha iyisini yapabilir miyiz? Bir sonraki aşamaya nasıl geçebiliriz? Nasıl kutsayabiliriz?'' Bunlar hepsinin en sevdiği sorular.


Sony'nin Venom ve Silver Sable & Black Cat filmlerini duyurup kendine bir evren yaratması Spider-Man'in MCU'dan ayrılma haberlerini doğursa da Amy Pascal çok da bu yönde konuşmuyor. Söylediklerine göre bu anlaşmadan herkes çok mutlu, ve ortada devam etmemek gibi bir neden yok. Neler olacağını hep beraber göreceğiz.

DC Genişletilmiş Sinematik Evreninin birçok problemi var. Evet. Bu problemlerden bahsetmeyeceğim. Ama izninizle Ben Affleck'in Batman'inin bu problemlerden kesinlikle biri olmadığını söylemek istiyorum. Bu haberin de merkezinde kendisi var zaten.

Konumuz bu sefer Batman solo filminden çok daha fazlası. DCEU son birkaç ayda ciddi bir genişleme yaşadı. Daha önceki yazılarda bahsettiğim Marvel'da olmayan solo film esnekliği, DCEU'da bolca var. Bunun ne kadar işe yarayacağını hep beraber göreceğiz. Öyle ki Black Adam, Deadshot, Gotham City Sirens, Batgirl, Nightwing, Suicide Squad 2 ve Man of Steel 2 film duyuruları daha hâlen sıcak diyebilirim.

Ama Warner Bros'ın net bir amacı var ki o da hasılatta tam isabet yakalamak. Elindeki en büyük silah ta kuşkusuz Batman! Karakterin yakın zamandaki geçmişi belli çünkü. Üç filmle neredeyse 2.5 milyar dolar hasılat boru değil. Baktı süper kahraman filmleri tutuyor, diğer yanda da Marvel ve Disney parayı kırmaya başladı, Harry Potter bittikten sonra doğan dev bi' boşluğu DCEU ile doldurmak en doğru seçenekti, ayrıca harika da bir fırsattı.


Bildiğiniz gibi Batman solo filminin vizyon tarihi belirsiz, ama başlıkta kastettiğim 2019 yılı tamamen Batman'e ayrılmış olabilir. Çünkü 2019, Batman'in yaratılışının 80. yılı. Açıklanan filmlerle de Batfamily oluşturulmaya başlandı. Haberin kaynağı Reddit'ten daha önce birçok şeyi duyuran 4chan! Dediğine göre 2019 başında Gotham City Sirens, Mayıs'ta Nightwing, Ağustos'ta Batgirl ve Kasım'da da Batman solo filmi vizyona girecek. Batman'i ağaç olarak düşünürsek bu karakterlerin hepsi Batman'in birer dalı. Ek olarak aynı yıl iki tane de Batman animasyon filmi planlar arasında.

Hayvanlar gibi bi' çüş dedikten sonra, sürekli dünyanın kurtarılışını izlemekten bıkmış biri olarak Gotham yarı çapında, evrenin geri kalanına çok dokunmayan bu filmlere ben her türlü varım. Bu iddia ne kadar doğru? Hiçbir fikrim yok. Ama cidden, samimiyetle neden olmasın? DCEU size vaad ettiği her şeyi yerine getirdi mi? Ben şu dakikada Batman Sinematik Evrenini, DC Sinematik Evrenine tercih ederim diye düşünüyorum. Belki Wonder Woman ya da Justice League'i izleyince fikrim değişir, ama şu an, Suicide Squad yüzsüzlüğünden sonra öyle.

Danny Rand'i oynayan Finn Jones hakkında ne düşünüyorsunuz bilmiyorum. Ben kendisini role yakıştıramadığımı söyleyebilirim. Özellikle Lewis Tan'ın Danny Rand için seçmelere girdiğini ama onun yerine Finn Jones'u seçtiklerini öğrendikten sonra.

Iron Fist ilk sezonundaki rezalet aksiyon sahnelerini izleyince Lewis Tan'ın fiziksel yeterliliğinin çok çok üst düzey olmasıyla hiç kuşkusuz ortaya çok daha iyi şeyler çıkabilirmiş düşüncesi akıllara geliyor.

Iron Fist için bu şansımızı kaybetmiş olsak da solo filmi çıkacağı açıklanan Nightwing için umutlandık. Bu sıralar Nightwing için de aktörün kim olacağı çok konuşuluyor. Sadece karaktere uygunluğundan değil, kökeninin de doğru olması. Çünkü Donald Trump'ın Başkanlığa seçildikten sonra, hatta seçilmeden önce de -muhtemelen hayatı boyunca- ırkçı açıklamaları, söylemleri resmen oyuncu seçimlerine de sıçradı. Merkezi ABD olmak üzere bütün dünya ırkçılık konusunda çok hassas bir dönemde.


Neyse, başlığı görüp Warner Bros'un ne yapacağını merak ediyorsunuzdur. Dediğim gibi Nightwing solo filmi geliyor ve oyuncu seçiminin açıklanması çok uzak bir tarihte değil. Bolca ismin adı geçse de Lewis Tan'in de adı adaylar arasında. Kendisi geçen attığı tweet'te Warner Bros'la büyük bir proje hakkında görüşmek için buluştuğunu söyledi.

Tamam Lewis Tan büyük bir oyuncu değil, filme getirecek hayran kitlesi de yok, ama role uygun mu? Bence evet. Önemli olan da bu zaten.


1- Logan

Yönetmen: James Mangold (The Wolverine'i yönetmişti)
Oyuncular: Hugh Jackman, Patrick Stewart, Boyd Holdbrook, Dafne Keen ve Stephen Merchant
Vizyon tarihi: 3 Mart
Çekimler: Tamamlandı
Filmin kötüsü: Donald Pierce

2- Guardians of the Galaxy vol. 2

Yönetmen: James Gunn (İlk filmi de yönetmişti)
Oyuncular: Chris Pratt, Zoe Saldana, Batista, Bradley Cooper, Vin Diesel ve Kurt Russell
Vizyon tarihi: 5 Mayıs
Çekimler: Tamamlandı
Filmin kötüsü: Ayesha

3- Wonder Woman

Yönetmen: Patty Jenkins
Oyuncular: Gal Gadot, Chris Pine, Robin Wright, Danny Huston, Elena Anaya ve David Thewlis
Vizyon tarihi: 2 Haziran
Çekimler: Tamamlandı
Filmin kötüsü: Ares

4- Spider-Man: Homecoming

Yönetmen: Jon Watts
Oyuncular: Tom Holland, Robert Downey Jr., Michael Keaton, Zendaya, Marisa Tomei ve Donald Glover
Vizyon tarihi: 7 Temmuz
Çekimler: Tamamlandı
Filmin kötüsü: The Vulture

5- Thor: Ragnarok

Yönetmen: Taika Waititi
Oyuncular: Chris Hemsworth, Tom Hiddleston, Anthony Hopkins, Cate Blanchett, Jeff Goldblum ve Karl Urban
Vizyon tarihi: 3 Kasım
Çekimler: Tamamlandı
Filmin kötüsü: Hela

6- Justice League

Yönetmen: Zack Snyder (Man of Steel ve Batman v Superman'i yönetmişti)
Oyuncular: Ben Affleck, Henry Cavill, Gal Gadot, Jason Momoa, Ezra Miller, Ray Fisher ve Amber Heard
Vizyon tarihi: 17 Kasım
Çekimler: Tamamlandı
Filmin kötüsü: Steppenwolf


1- Black Panther

Yönetmen: Ryan Coogler
Oyuncular: Chadwick Boseman, Michael B. Jordan, Lupita Nyong'o, Forest Whitaker, Danai Gurira ve Florence Kasumba
Vizyon tarihi: 16 Şubat
Çekimler: Devam ediyor
Filmin kötüsü: Erik Killmonger

2- 20th Century FOX filmi

Vizyon tarihi: 2 Mart
Ne olabilir?: 2017 yılında çekimleri gerçekleşecek 2 adet FOX filmi var. Deadpool 2 ve New Mutants. Ama 2018'de 3 tane FOX filmi için boşluk var. Deadpool 2 ve New Mutants'ı iki tane boşluğa dağıtalım. Üçüncü boşluğu kim dolduracak inanın bilmiyoruz!

3- The Flash

Yönetmen: Belli değil
Oyuncular: Ezra Miller, Kiersey Clemons
Vizyon tarihi: 16 Mart (Ertelenebilir)
Çekimler: Haziran 2017 deniyordu, bu da ertelenebilir

4- Avengers: Infinity War

Yönetmen: Anthony ve Joe Russo (The Winter Soldier ve Civil War'ı yönetmişlerdi)
Oyuncular: Robert Downey Jr., Chris Evans, Benedict Cumberbatch, Scarlett Johansson, Chris Hemsworth, Jeremy Renner, Chris Pratt, Sebastian Stan, Paul Bettany, Chadwick Boseman, Zoe Saldana, Bradley Cooper, Vin Diesel, Paul Rudd ve Mark Ruffalo (dahası da var)
Vizyon tarihi: 4 Mayıs
Çekimler: Devam ediyor
Filmin kötüsü: Thanos

5- 20th Century FOX filmi

Vizyon tarihi: 29 Haziran
Ne olabilir?: 2017 yılında çekimleri gerçekleşecek 2 adet FOX filmi var. Deadpool 2 ve New Mutants. Ama 2018'de 3 tane FOX filmi için boşluk var. Deadpool 2 ve New Mutants'ı iki tane boşluğa dağıtalım. Üçüncü boşluğu kim dolduracak inanın bilmiyoruz!

6- Ant-Man and the Wasp

Yönetmen: Peyton Reed (İlk filmi de yönetmişti)
Oyuncular: Paul Rudd, Evangeline Lily
Vizyon tarihi: 6 Temmuz
Çekimler: Belli değil

7- Aquaman

Yönetmen: James Wan
Oyuncular: Jason Momoa, Amber Heard, Willem Dafoe, Michael K. Williams ve Patrick Wilson
Vizyon tarihi: 5 Ekim
Çekimler: Nisan ya da Mayıs 2017'de başlayacak
Filmin kötüsü: Black Manta ve Ocean Master

8- 20th Century FOX filmi

Vizyon tarihi: 2 Kasım
Ne olabilir?: 2017 yılında çekimleri gerçekleşecek 2 adet FOX filmi var. Deadpool 2 ve New Mutants. Ama 2018'de 3 tane FOX filmi için boşluk var. Deadpool 2 ve New Mutants'ı iki tane boşluğa dağıtalım. Üçüncü boşluğu kim dolduracak inanın bilmiyoruz!

9- Spider-Man animasyon filmi

Vizyon tarihi: 21 Aralık




1- 20th Century FOX filmi

Vizyon tarihi: 14 Şubat
Çekimler: Belli değil

2- Captain Marvel

Yönetmen: Belli değil
Oyuncular: Brie Larson
Vizyon tarihi: 8 Mart
Çekimler: Belli değil

3- Shazam!

Oyuncular: Dwayne 'The Rock' Johnson
Vizyon tarihi: 5 Nisan
Filmin kötüsü: Black Adam

4- Avengers 4

Yönetmen: Anthony ve Joe Russo (The Winter Soldier ve Civil War'ı yönetmişlerdi)
Oyuncular: Infinity War'dan kimler sağ çıkacak önce ona bakmak lazım!
Vizyon tarihi: 3 Mayıs
Çekimler: Devam ediyor

5- Spider-Man: Homecoming devam filmi

Oyuncular: Tom Holland
Vizyon tarihi: 5 Temmuz



1- Cyborg

Oyuncular: Ray Fisher
Vizyon tarihi: 3 Nisan

2- Marvel Studios filmi

Vizyon tarihi: 1 Mayıs
Ne olabilir?: Guardians of the Galaxy vol. 3 başı çeken adaylardan

3- Marvel Studios filmi

Vizyon tarihi: 10 Temmuz
Ne olabilir?: Doctor Strange 2 neden olmasın?

4- Warner Bros. filmi

Vizyon tarihi: 24 Temmuz
Ne olabilir?: Biz buraya kocaman harflerle GREEN LANTERN CORPS demek istiyoruz! Ama Gotham City Sirens da çıkabilir!

5- Marvel Studios filmi

Vizyon tarihi: 6 Kasım


1- Deadpool 2

Yönetmen: David Leitch
Oyuncular: Ryan Reynolds, TJ Miller
Neler biliyoruz?: Yan kahraman olarak bu sefer Cable ve Domino yer alacak.

2- New Mutants

Yönetmen: Josh Boone
Oyuncular: Yeni karakterler için daha açıklanan bir isim yok, ama James McAvoy kadroda.
Çekimler: Mayıs 2017'de başlayacak
Neler biliyoruz?: Büyük resimde New Mutants üçleme olacak, küçük resimde yani ilk filmde neler olacağından pek emin değiliz. Ama şunu biliyoruz; New Mutants çizgi romanının filmde çok büyük etkisi olacak.

3- Gotham City Sirens

Yönetmen: David Ayer
Oyuncular: Margot Robbie
Neler biliyoruz?: Harley Quinn bu sefer sahneyi Poison Ivy ve Catwoman ile paylaşacak. Margot Robbie projede sadece oyuncu değil, yapımcı olarak da yer alıyor.

4- The Batman

Yönetmen: Matt Reeves
Oyuncular: Ben Affleck, Joe Manganiello, Jeremy Irons, J.K. Simmons
Çekimler: Allah bilir.
Filmin kötüsü: Deathstroke
Neler biliyoruz?: Filmin senaryosu yeniden yazılıyor, şu ana kadar açıklanan şeylerin hepsi değişebilir. Belki Deathstroke bile olmaz.

5- Green Lantern Corps

Filmin kötüsü: Sinestro olsa gerek?
Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

6- Justice League 2

Yönetmen: Zack Snyder'ın Kasım ayındaki Justice League filmindeki başarısına bağlı.
Filmin kötüsü: Darkseid?
Neler biliyoruz?: Çok az şey.

7- Suicide Squad 2

Yönetmen: Mel Gibson adaylar arasında
Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

8- Man of Steel 2

Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

9- Deadshot

Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

10- Gambit

Neler biliyoruz?: Simon Kinberg'in son söylediklerine göre doğru senaryo yazılana, içlerine sindiklerinde prodüksiyon çalışmaları başlayacak. Channing Tatum ayrılığı yaşanabilir.

11- Black Adam

Oyuncular: Dwayne 'The Rock' Johnson
Neler biliyoruz?: Shazam solo filminden önce vizyona girecek.

12- Batgirl

Yönetmen: Joss Wheadon
Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

13- Venom

Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

14- Silver Sable ve Black Cat

Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

15- Nightwing

Neler biliyoruz?: Hiçbir şey.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget