22. yüzyılda 800 milyon nüfuslu bir şehir... Mega Şehir Bir... Suçun ve kargaşanın hüküm sürdüğü şehirde adaletin sağlayıcıları ise yargıçlar; içlerinde en sertiyse Yargıç Dredd.

Çizgi roman aleminde hatırı sayılır bir geçmişi ve ünü olan Yargıç Dredd karakteri sonunda Türkiye'de! Presstij Yayıncılık tarafından her ay fasikül olarak basılacak olan hikayemiz aynı zamanda varyant kapaklarıyla da okuyucuların karşısına çıkacak. Fazla söze gerek yok, Çizgi Kafe olarak ilk sayının hiçbir yerde bulamayacağınız ön gösterimini sizlere paylaşmaktan büyük keyif duyuyoruz. Arşivinizde Yargıç Dredd için yer açmayı unutmayın!

Orijinal Adı: Judge Dredd
Yazar: Duane Swierczynski,
Çizer: Nelson Daniel
Yayınevi: Presstij Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 24
Çeviri: Ahmet Akif Karagöz
Çeviri Editörü: Taner Sofracı
Grafik Uygulama: Ahmet Akif Karagöz, Alperen Yavaşcan
Grafik Editörü: Yiğit Sakmar
Yayın Koordinasyon: Ömer Bahadır







Rebirth'ün ilk gününden beri olayın tam olarak ne olduğu, nasıl çözüleceği, kahramanların ve Watchmen ekibinin nasıl karşılaşacağı hep merak konusu olmuştu. Geçtiğimiz ay başlayan "The Button" hikayesiyle de bu olay hakkında DC bizi biraz olsun fikir sahibi yapmaya çalışmıştı. Tabii ki bu hikaye bittikten sonra her şey açığa falan çıkmayacak, zaten Flash #22 dışındaki tüm sayılar da şu an piyasaya çıktı, incelemeleri de sitemizde mevcut.


Biz yılbaşında Geoff Johns'un duyurduğu üzere onun tüm bu olayları açığa çıkaracak bir seri yazacağını biliyorduk. Yine bu serinin bu yıl çıkacağı konusunda da bilgi sahibiydik, Johns bu konuda da bizi aydınlatmıştı. Şimdi de serinin adını öğrenmiş bulunmaktayız. Kasım 2017'de başlayacak serinin adı "Doomsday Clock" olacak ve ayrıca bu seri Geoff Johns'un "DC Rebirth: Special #1" sayısının ardından yazdığı ilk hikaye olacak. Serinin tam olarak ne kadar süreceğiyse bilinmezken 6-13 sayı arası bir yerlerde olacağı belirtilmiş.


Johns ayrıca seri hakkında bazı detayları da paylaşmış. Böyle bir hikayeyi eğer güzel bir şekilde işleyeceklerine emin olmasalardı buna girişmeyeceklerini belirtmiş. Bunun dışında hiçbir yan sayı çıkmayacakmış, tamamen bu serinin kendi sayıları üzerinden işlenecekmiş hikaye. Yani sadece Doomsday Clock olacak, başka bir seri veya sayı takip etmeniz gerekmeyecek. Bu çok güzel bir haber çünkü çizgi roman okuyucuları olarak bu konuda gerçekten yorgun ve bitkin bir haldeydik.

Ayrıca Johns yan hikayelerin başka dergilerde işlenmemesi konusunda Action Comics'te Superman ve Dr. Manhattan'ın yüzleşmesine yer vermek istemediklerinden bahsetmiş. Eh, mantıklı bir karar olmuş bu da. Tekrar Doomsday Clock'a odaklanırsak da Johns son dönemdeki her yazarın kendi dergisi hakkında dediği gibi serinin çok farklı olacağından bahsetmiş. Ayrıca bütün evreni de etkileyecekmiş ki bu çok da tahmin edilemez bir gelişme değildi...


Johns tüm bunların üstüne de hikayenin birçok karakter içereceğini fakat bunlar hakkında konuşmak için erken olduğunu söylemiş. Şimdilik sadece Superman ve Dr. Manhattan üstüne yoğun bir biçimde odaklanılacağından bahsetmiş. Ayrıca Dr. Manhattan'ın yapmaya çalıştığı şeyin ve burada olma sebebinin Superman'le alakası olacakmış.

Şimdilik gelişmeler bunlar, fakat heyecan her dakika artıyor. Ben çok umutluyum açıkçası, bunun sebebi de tamamen Rebirth özel sayısının bende bıraktığı heyecan.

Siz bu seri hakkında ne düşünüyorusunuz? Sizce umut var mı, yoksa Watchmen'i hiç karıştırmamalılar mıydı?


Superman Reborn serisini bitirirken de söylemiştik, ya limitli seri ya da esas dergiler içerisinde yeni bir orijin hikayesi artık kaçınılmazdı, hızla da geldi. Action Comics #977 ve #978 dergilerinde ‘’The New World’’ adıyla çıkan hikayelerimizde sil baştan bir orijin yazılması muhtemel fikrimdi. İşin özünde yine daha önce belirttiğimiz üzere, DC Comics içerisinde en karmaşık orijine sahip olan karakterlerden birisi de Superman. Ana hatları değişmemekle birlikte, üzerine fazlasıyla orijin yazılmış olan Superman’in temelde iki tip orijini olmuştur her zaman; uzaylı Superman (Kal-el) ya da insan olmaya çalışan Superman (Clark Kent). Bu iki nokta üzerinde zıplayan orijin hikayelerinin hangisinin daha etkileyici olduğu tartışılır, limitli seri olarak çıkanlar bir yana bir de dergiler içinde sık sık dile getirilen orijinler de olmuş, bazen limitli serilerin kendisi referans alınarak da bu yapılmıştır. Örneğin Superman/Batman: Public Enemies adlı hikayede Alfred ve Bruce Wayne’nin, Smallville’de bir süre durmalarını ve Pete Ross ile Clark Kent’in bunu fark ederek konuşmalarını görürüz, normalde bu bildiğimiz herhangi bir köken hikayesinde yoktur. Ya da altı sayılık Man of Steel hikayesi, birçok hikayede referans gösterilmiştir, daha sonraki köken hikayelerinde de ilham kaynağı olmuştur.

Superman’in limitli seri şeklinde çıkmış orijinlerinin bir listesini okumak isteyenler için buraya bıraktıktan sonra yeni orijinimizi kısaca tartışalım; Superman: The Secret Years, Man of Steel, Superman: For All Seasons, Superman: Birthright, Superman: Secret Origin, Superman: American Alien, Superman: Earth One –ilk cildi-, hatta sayılıyorsa bir de Superman: Kryptonite. Bunun dışında da Superman, Action Comics ve Superman/Batman sürekli dergilerinin hem sıfırlama yapılmadan önceki hem de sonraki ilk birkaç sayısını okursanız, Superman orijinlerine doyarsınız. Tabii ekleyelim; DC Comics sadece orijinlere özel dergiler de çıkardığından biraz kurcalarsanız bu dergilerde de Superman’in orijiniyle ilgili birkaç şey elbette bulacaksınız.

Tabii Superman için işler çok karıştığından, en azından yeni Superman orijinini anlamanız açısından, hem bu iki sayımızdan bahsedip hem de mevzudan kolayca sıyrılabilmeniz için kısa bir okuma listesi vermeyi gerekli bulduk. Çünkü şu haliyle, son sıfırlamadan bile başlasanız konuyu kesinlikle anlamamanız mümkün, 2011 yılındaki sıfırlamadan başlamak uzun fakat yetersiz bir uğraş olacağından en kestirme yoldan bugüne ulaşmanın yolunu anlatacağız.

The New World hikayesi her ne kadar yeni bir şey sunacakmış gibi görünse de, aslında kesinlikle böyle değil. Artık sürekliliğe dahil olan esas hikayemiz Superman: Secret Origin. Esasında bu tercih çok tartışılması gereken bir tercih, çünkü bu hikaye yukarıda saydıklarımız limitli seriler içindeki en zayıf halkalardan biri. Geoff Johns özellikle Yeşil Fener ve Flash serisi bir yana 2011’de Justice League serisi içinde Aquaman’i küllerinden doğurmasıyla bilinen bir yazar olsa da, kabul edelim, köklü ve uluslararası belirli bir okuyucu kitlesine sahip olan karakterlerin hikayelerinde aynı başarıyı sağlayamıyor. Superman: Secret Origin de bu hikayelerden biri. Yeni Action Comics sayılarını yazan Dan Jurgens ise yazarlığı ve çizerliğini ayrı ayrı konuşacağımız isimlerden. Bireysel olarak ben her iki kategoride de kendisini oldukça severim, özellikle Superman tarihine de oldukça hakimdir, özellikle Convergence hikayesinin yan sayılarında muhteşem işler çıkardığını da ayrıca belirtmek gerek.

Action Comics #977 sayısında, Superman: Secret Origin hikayesinin ilk sayısında gördüğümüz şeylere tekrardan şahit oluyoruz. Her iki gerçekliğin birleşmesinin ardından ters bir şeylerin olduğunu düşünen Superman’in Yalnızlık Kalesi’ne yaptığı bir yolculuk ve ardından kendi hayatına tekrardan şahit olmasını izlediğimiz bu iki sayıda bir de gizemli bir düşmanımızın, Superman’e karşı bir ekip kurduğunu görüyoruz. Hikayenin ikinci bölümü olan #978 sayısı ise bizi esas ilgilendiren sayı, çünkü her iki gerçekliğin birleşmesiyle Superman’in hayatında ne gibi değişiklikler olduğunu gösteren esas sayı kendisi, bir nevi de artık süreklilik dahili sayılan hikayemizin de devamı. Şunu da belirtmek gerekir, bu hikayenin neden seçilmiş olabileceği hakkında küçük bir fikir yürütmesi yapacak olursak, devamlılık açısından faydalı olabilecek birkaç nokta yakalayabiliriz. Örneğin, Clark Kent’in en baştan beri tayt üzerine kırmızı külotu eleştirdiği bir hikaye, kostüm değişikliği hakkında ucu tutulabilecek bir konu. Ayrıca sayı içersinde Metallo’yu da görüyoruz, ki yine orijin hikayesinde de kendisine yer bulan karakterlerdendi, ayrıca Superman’in tüm düşmanlarını tek karede gösterildiği anda gösterilen Metallo tasarımı da Superman: Secret Origin tasarımıydı, keza Parasite de öyle. Biraz da komplo teorisi sıkıştırırsak araya, orijin hikayesinde Perry White’ın taktığı kravat gülen yüz ifadesi içeriyordu, belki de hikayenin sürekliliğe dahil olmasının ardından tekrar okuyacak okuyuculara bir gönderme olması düşünülmüş de olabilir.

Peki şimdiki gerçekliğe ulaşma yolunda okuyucuların okuması gerekenler neler? Action Comics #975-978 ve Superman #18-19 sayılarından yola çıkarak, en kısa yolu sizlere söyleyelim. İlk başta, yukarıda da belirttiğimiz Superman: Secret Origin okumanız gerekli. Devamında da Superman Red/Blue sayılarını okumanız önemli. Bu sayılar sırayla; Superman Red/Superman Blue Special #1, Superman 132, Adventures of Superman #555, Superman: Man of Tomorrow #10, Action Comics #742, Superman: The Man of Steel #77, Superman #133, Adventures of Superman #556, Action Comics #743. Sonrasında sekiz Sayılık Convergence hikayesi ve yanında da Convergence: Superman #1-2 sayıları ve ardından da sekiz sayılık Superman: Lois & Clark hikayesini okumalısınız. Sonrasında Superman Reborn yani Superman #18, Action Comics #975, Superman #19, Action Comics #976 sayılarını ve ardından da Action Comics #977-978 sayılarını okuyarak bugünkü Superman’i çok rahatlıkla anlayabilirsiniz. Tabii bu konuda daha güçlü bir okuma yapmak isteyenler için sırayla, Death of Superman, Reign of Supermen, The Return of Superman hikayeleriyle 2011 yılındaki sıfırlamanın ardından ilk sayıları okumaları tavsiye edilebilir. Çünkü özellikle Superman’in ölümü son sayılarda fazlasıyla ön plana çıkarılan bir husus olduğundan, Superman: Secret Origin ertesinde hemen bu hikayeleri de okuyup son sayılarla bağlantılar da yakalayabilirsiniz.

Dan Jurgens Superman tarihine en hakim kişilerden demiştik. Action Comics #978 sayısında da bunu görüyoruz. Özellikle sonunda gördüğümüz olay, uzun yıllardır rafa kalkmış olan bir şeydi; The Superman Revenge Squad. Bu takımın içinden yıllarca kimler geldi kimler geçti. Ama basit bir araştırmayla da göreceğiniz gibi, orijin hikayesiyle de bağlantıları olan kısımlar var. Takımın Lex Luthor-Metallo-Parasite gibi isimlerden oluştuğu zamanlar gibi.

Sonuç olarak, belki de orijin için en zayıf halka tercih edildi, fakat bağlantılar kurma açısından da bir o kadar zengin bir orijin hikayesi olmasıyla da yapabileceğimiz pek bir eleştiri kalmadı. Uzun süredir raydan çıkmış olan Superman hikayelerini Jurgens, olabilecek en başarılı şekilde rayına oturttu. En azından takipçileri için Superman okumak bundan sonra daha basit ve zevkli olacaktır, aynı şeyi yeni okuyucular için pek söyleyemiyoruz doğal olarak. Ama nihayetinde birkaç senedir şikayet ettiğimiz birkaç konu nihayetinde çözüme kavuştu, hikayeler olabildiğince normalleşti. Hikayenin detayı hakkında daha fazla detay vermeye sanıyoruz ki gerek yok, bundan sonrası sizin okumalarınıza ve beğenilerinize kalmış bir konu. Öyleyse, şimdiden iyi okumalar.


Marvel, Secret Empire'da Captain America'yı kötü adam olarak kullanıp bütün kahramanlara karşı savaştırmıştı ya, Deadpool'un eline silahlarını verip kendisine bütün Marvel evrenini öldürtmüşlerdi ya, DC Superman'in önderliğinde bir korku imparatorluğu kurdurtup kahramanları birbirine düşürtmüştü ya, şimdi de Nightwing'in sahnesine hazırlanın.

Süper kahramanlar yıllar boyunca kötüleri durdurdular ancak o kötüleri bazen kendileri dünyaya çektiler bazen bizzat yarattılar. Birisinin bu süper kahramanlara dur demesinin vakti gelmişti. O kişi de Dick Grayson oldu.

New52 döneminde Nightwing serisini yazan Kyle Higgins, 2017 Ağustos ayında yayınlanacak 6 sayılık yeni bir Nightwing serisi yazıyor: Nightwing: The New Order. Serinin resmi sinopsisi duyuruldu ve şu şekilde:
NIGHTWING: NEW ORDER gelecekte "silahsız" bir dünyada geçiyor, süper güçlerin yok edilip, onlara sahip olanların avlandığı bir dünyada. Sorumlusu kim mi? Dick Grayson, diğer adıyla Nightwing'den başkası değil. Geriye kalan süper güçlüleri avlamakla görevli, hükumete bağşı Crusaders görev ekibinin lideri Nightwing. Ancak olaylar tersine dönüp Crusaders'ı, Grayson'ın kendi ailesinin peşine düşürünce, eski harika çocuk, yaratılmasına yardım ettiği sisteme karşı çıkacak. Hem de yıllardır avladığı kişilerin yardımıyla - DC evreninin son metainsanlarıyla.
Evet, hikayemiz uzun yıllar sonrasında geçiyor ve DC Rebirth'te yer alan Nightwing serisini etkilemeyeceği söyleniyor. Dick, süper kahramanları bir bir avlamış olacak ve şimdi de onlardan yardım isteyecek. Higgins, seri hakkında şunları söyledi:
Benim en çok sevdiğim DC hikayeleri, hepimizin sevdiği ve bildiği karakterleri şimdikine benzer ve korkutucu gelecekteki dünyalara fırlatıp siyah ya da beyaz olmayan, kolayca çözülmeyecek etik konularının içine soktukları hikayeler. Nihayetinde bu hikayeler bizim dünyamız hakkında da bir şeyler söylüyor. Bu Nightwing serisinde hedeflediğimiz şey de bu, gelecek nesil kahramanlara mercek tutmak.
Yazının başında bulunan görseller, serinin ilk iki sayısının kapağı.


Kyle Higgins, Twitter üzerinden de bu seriyi Secret Empire çıkmadan 1 sene önce yazdığını ve Nightwing'in bu seride kıyım yapmadığını, sürekli birilerini öldürmeyeceğini söyledi.

Ayrıca sayının tanıtım görsellerinde, Nightwing'in Superman'i indirip "Dünya'yı kurtarmak zorundaydım" dediği bir sahne de var:


Sayının çizerliğini daha önce Higgins'le beraber çalışmış olan ve Gates of Gotham serisini çizen Trevor McCarthy yapacak. Kendisi de bu seriyle ilgili şunları söyledi:
Bir çizer olarak benim için dünya inşa etmekten daha iyi bir şey olamaz. Bir kitabın, karakterin, bir şehrin görsel kimliğini çözüp derinleştirmek...bu yüzden çizgi romanlarla çalışmayı seviyorum. Bunun üzerine bir de Nightwing -profesyonel olarak çizdiğim ilk karakter- ve Kyle ile yeniden çalışmak da eklenince bu fırsat için heyecanlanmanın da ötesindeyim.
Pekala, Grayson karanlık yolculuğuna çıkacak ama bunu gerçekten de görmeyi istiyor muyuz?



Gün geçmiyor ki Scott Snyder, Alfred'le uğraşmadan yazarlığa devam etsin. Kimi zaman Batman'in aracına roket attırdı, kimi zaman adamı Joker tarafından dövdürdü, zehirletti, elini kestirtti. Adamın çekmediği zulum, çekmediği cefa kalmadı şimdi de All Star Batman dergisinde Rafeal Albuquerque ile başlayacakları "The First Ally" yani "İlk Müttefik" hikayesinde Alfred'in geçmişine inecekler. Snyder'in söylediğine göre onun sıkıntılı geçmişine, MI6 günlerine ve geçmişten hala Alfred'in peşini bırakmayan bir göreve kadar görecekmişiz.


Bunların üstüne hikayede yeni ve ürkütücü düşman ile tanışacakmışsız ve olaylar Miami'de geçecekmiş. Yeni düşmansa Snyder tarafından çok zeki ve korkutucu olarak tanımlanmış. Albuquerque'yse Batman'in harika düşmanları olduğunu ve bundan dolayı yepyeni bir düşman yaratırken çıtanın çok yüksek olduğunu vurgulamış. Ayrıca hikayede Penguin ve Black Mask gibi karakterleri de görecekmişiz.


Son olarak Snyder serinin gösterişli bir çiziminin olacağını, bol aksiyon içereceğini ama aynı zamanda da babalar ve evlatlarla da alakalı olacağını, babaların evlatlarını dünyanın kötülüklerinden korumak için onlardan sakladıkları şeylerden de bahsedeciğini söylemiş. Ayrıca iki isim de American Vampire'dan sonra beraber çalışacakları için mutluluklarını fazlaca dile getirmişler.

Snyder'in uzun süredir iple çektiği bir hikaye olduğunu düşünüyorum bunun, Alfred'in geçmişine inmek muhtemelen yıllardır aklındaydı. Bunun dışında da önemli olarak yeni bir düşmandan bahsediliyor, umarım bu Arkham Knight tarzı bir düşman olmaz. Çünkü muhteşem düşmanları olan Batman'e gidip silahlı, aletli edevatlı düşman bulmak ona yeni bir şeyler katmıyor. Joker gibi, Riddler gibi, Hugo Strange gibi düşmanlar ona kesinlikle daha çok yakışıyor. Umarız Snyder de bunun farkındadır ve ona göre bir karakter tasarlamıştır.

Hikayenin ilk sayı 10 Mayıs'ta raflardaki yerini alacak yani pek bir süre kalmadı. Umarım bu ikilinin ortaklığı American Vampire'da olduğu gibi başarılı sonuçlanır, mutfaklarından güzel bir iş çıkar. Eh, biz de bu şekilde çizgi romana doymuş oluruz.


Batman dergisinin "War of Jokes and Riddles" hikayesine ev sahipliği yapacağını öğrendiğimiz zaman hepimiz şaşırmış ve nasıl olacağını merak etmiştik. Çünkü Joker ve Riddler'ı karşı karşıya getirecek bir hikaye vardı fakat Joker şu an ölü olarak biliniyordu. Hatta Batman, Darkseid War'un sonunda üç tane Joker olduğunu öğrenmişti fakat bunun ne anlama geldiği konusunda henüz hiçbir gelişme yoktu. Durum bu olunca olayın şimdiki zamanda geçmesi mantıksız olurdu, DC de zaten bu hikayeyi farklı bir formata sokmuş, biraz "Zero Year" hikayesine de benzetebiliriz bunu. Hikaye Batman ortaya çıktıktan bir yıl sonrasında geçecekmiş.

Hikayeyle ilgiliyse yazar Tom King bir tweet attı. Bu tweette de şu görsel mevcut.


Gördüğünüz gibi son zamanlarda gördüğümüzden farklı bir Joker var. Daha az sivri suratlı ve daha farklı bir gülüşe sahip burada. Bayağı da sinirli bakıyor son karede. Zaten Tom King'de tweetinde Joker'ın mutlu olmadığını ve hikayenin derginin 25. Sayısıyla başlayacağını söylemiş.


Bunun dışındaysa Killer Croc, Two Face, Scarecrow, Penguin, Mr. Freeze, Poison Ivy, Mad Hatter gibi karakterler de hikayede yer alacak. Böyle kapsamlı bir hikaye de kısa değil, tam sekiz sayı sürecek, ilk sayıysa 21 Haziran'da çıkacak. Sekiz sayı sürmesi güzel, daha aşağısı kurtarmayabilirdi. Ayda iki sayının çıkacağını da düşünürsek gayet makul olacaktır. 21 Haziran'ıysa beklerken sabırsızlanıyoruz.


Eisner ödüllerini ne kadar takip ediyorsunuz? Bu ödüller için çizgi roman oscar ödülleri desek yeridir. Her ne kadar çizgi roman dünyasında sene boyunca yaratıcıların davet edildiği çokça ödül bulunsa da en önemlisinin, Will Eisner adına dağıtılan ödüller olduğunu söylemek gerek.

Büyük şirketlerin Eisner adaylığı karnesi ise şu şekilde:

DC Comics: Bireysel 7 adaylık, Paylaşılan 8 adaylık
Marvel: Bireysel 5 adaylık, Paylaşılan 9 adaylık
Image: Bireysel 8 adaylık, Paylaşılan 17 adaylık
Dark Horse: Bireysel  8 adaylık, Paylaşılan 10 adaylık
Fantagraphics: Bireysel 13 adaylık, Paylaşılan 20 adaylık

Fantagraphics ve Image bu senenin yıldızı olurken, DC ve Marvel biraz gerilerde kalıyor.

Saga ve Kill or Be Killed serileri 4er adaylık alırken Mooncop ve Monstress 3er adaylık aldı.


En İyi Kısa Hikaye

“The Comics Wedding of the Century,” - Simon Hanselmann, We Told You So: Comics as Art (Fantagraphics)
“The Dark Nothing,” - Jordan Crane, Uptight #5 (Fantagraphics)
“Good Boy,” - Tom King ve David Finch, Batman Annual #1 (DC)
“Monday,” - W. Maxwell Prince ve John Amor, One Week in the Library (Image)
“Mostly Saturn,” - Michael DeForge, Island Magazine #8 (Image)
“Shrine of the Monkey God!” - Kim Deitch, Kramers Ergot 9 (Fantagraphics)

En İyi Tek Sayı

Babybel Wax Bodysuit - Eric Kostiuk Williams (Retrofit/Big Planet)
Beasts of Burden: What the Cat Dragged In- Evan Dorkin, Sarah Dyer ve Jill Thompson (Dark Horse)
Blammo #9 - Noah Van Sciver (Kilgore Books)
Criminal 10th Anniversary Special - Ed Brubaker ve Sean Phillips (Image)
Sir Alfred #3 - Tim Hensley (Pigeon Press)
Your Black Friend - Ben Passmore (Silver Sprocket)

En İyi Devam Eden Seri

Astro City - Kurt Busiek ve Brent Anderson (Vertigo/DC)
Kill or Be Killed - Ed Brubaker ve Sean Phillips (Image)
The Mighty Thor - Jason Aaron ve Russell Dauterman (Marvel)
Paper Girls - Brian K. Vaughan ve Cliff Chiang (Image)
Saga - Brian K. Vaughan ve Fiona Staples (Image)

En İyi Sınırlı Seri

Archangel - William Gibson, Michael St. John Smith, Butch Guice ve Tom Palmer (IDW)
Briggs Land - Brian Wood ve Mack Chater (Dark Horse)
Han Solo - Marjorie Liu ve Mark Brooks (Marvel)
Kim and Kim - Magdalene Visaggio ve Eva Cabrera (Black Mask)
The Vision - Tom King ve Gabriel Walta (Marvel)
We Stand on Guard - Brian K. Vaughan ve Steve Skroce (Image)

En İyi Yeni Seri

Black Hammer - Jeff Lemire ve Dean Ormston (Dark Horse)
Clean Room - Gail Simone ve Jon Davis-Hunt (Vertigo/DC)
Deathstroke: Rebirth - Christopher Priest ve Carlo Pagulayan (DC)
Faith - Jody Houser, Pere Pérez ve Marguerite Sauvage (Valiant)
Mockingbird - Chelsea Cain ve Kate Niemczyk (Marvel)

En İyi Mizah Yayını

The Further Fattening Adventures of Pudge, Girl Blimp - Lee Marrs (Marrs Books)
Hot Dog Taste Test - Lisa Hanawalt (Drawn & Quarterly)
Jughead - Chip Zdarsky, Ryan North, Erica Henderson ve Derek Charm (Archie)
Man, I Hate Cursive - Jim Benton (Andrews McMeel)
Yuge! 30 Years of Doonesbury on Trump - G. B. Trudeau (Andrews McMeel)

En İyi Gerçekten Uyarlama Çalışma

Dark Night: A True Batman Story - Paul Dini ve Eduardo Risso (Vertigo/DC)
Glenn Gould: A Life Off Tempo - Sandrine Revel (NBM)
March (Book Three) - John Lewis, Andrew Aydin ve Nate Powell (Top Shelf)
Rosalie Lightning: A Graphic Memoir - Tom Hart (St. Martin’s)
Tetris: The Games People Play - Box Brown (First Second)

En İyi Yeni Grafik Albüm

The Art of Charlie Chan Hock Chye - Sonny Liew (Pantheon)
Black Dog: The Dreams of Paul Nash - Dave McKean (Dark Horse)
Exits - Daryl Seitchik (Koyama)
Mooncop - Tom Gauld (Drawn & Quarterly)
Patience - Daniel Clowes (Fantagraphics)
Wonder Woman: The True Amazon - Jill Thompson (DC Comics)

En İyi Yazar

Ed Brubaker, Criminal 10th Anniversary Special, Kill or Be Killed, Velvet (Image)
Kurt Busiek, Astro City (Vertigo/DC)
Chelsea Cain, Mockingbird (Marvel)
Max Landis, Green Valley (Image/Skybound), Superman: American Alien (DC)
Jeff Lemire, Black Hammer (Dark Horse); Descender, Plutona (Image); Bloodshot Reborn (Valiant)
Brian K. Vaughan, Paper Girls, Saga, We Stand On Guard (Image)

En İyi Yazar/Çizer

Jessica Abel, Trish Trash: Roller Girl of Mars (Papercutz/Super Genius)
Box Brown, Tetris: The Games People Play (First Second)
Tom Gauld, Mooncop (Drawn & Quarterly)
Tom Hart, Rosalie Lightning: A Graphic Memoir (St. Martin’s)
Sonny Liew, The Art of Charlie Chan Hock Chye (Pantheon)

En İyi Çizer/Çinici ya da Çizer/Çini Ekibi

Mark Brooks, Han Solo (Marvel)
Dan Mora, Klaus (BOOM!)
Greg Ruth, Indeh (Grand Central Publishing)
Francois Schuiten, The Theory of the Grain of Sand (IDW)
Fiona Staples, Saga (Image)
Brian Stelfreeze, Black Panther (Marvel)

En İyi Kapak Çizeri

Mike Del Mundo, Avengers, Carnage, Mosaic, The Vision (Marvel)
David Mack, Abe Sapien, BPRD Hell on Earth, Fight Club 2, Hellboy and the BPRD 1953 (Dark Horse)
Sean Phillips, Criminal 10th Anniversary Special, Kill or Be Killed (Image)
Fiona Staples, Saga (Image)
Sana Takeda, Monstress (Image)

En İyi Renklendirme

Jean-Francois Beaulieu, Green Valley (Image/Skybound)
Elizabeth Breitweiser, Criminal 10th Anniversary Special, Kill or Be Killed, Velvet (Image); Outcast (Image/Skybound)
Sonny Liew, The Art of Charlie Chan Hock Chye (Pantheon)
Laura Martin, Wonder Woman (DC); Ragnorak (IDW); Black Panther (Marvel)
Matt Wilson, Cry Havoc, Paper Girls, The Wicked + The Divine (Image); Black Widow, The Mighty Thor, Star-Lord (Marvel)

En İyi Kaligrafi

Dan Clowes, Patience (Fantagraphics)
Brecht Evens, Panther (Drawn & Quarterly)
Tom Gauld, Mooncop (Drawn & Quarterly)
Nick Hayes, Woody Guthrie (Abrams)
Todd Klein, Clean Room, Dark Night, Lucifer (Vertigo/DC); Black Hammer (Dark Horse)
Sonny Liew, The Art of Charlie Chan Hock Chye (Pantheon)

Buraya daha ön planda olan kategorileri taşıdık. Listenin tamamı için şuraya bakabilirsiniz.

Ödülleri kazananlar 2017 San Diego Comic-Con'da duyurulacaklar.

Geçtiğimiz yıl ödülleri kimler kazandı görmek için buraya bakabilirsiniz.

Peki, bu seneki adaylardan sizin favorileriniz kimler?

Marvel birkaç ay önce Generations serisini duyurmuş, zamanla da hakkında bizlere bilgiler vermişti. Şimdi de Marvel tüm o eski hayranlarla yeni kazandığı okuyucuları belli bir noktada buluşturmak için yeni bir şeyler deniyor.

Marvel buna Legacy diyor, biz de Türkçe miras diyebiliriz. Hakkında pek fazla şey duymadık ama büyük bir amacı olacak gibi duruyor. Tek sayı olarak çıkacak, 50 sayfa olacak ve çıkan tanıtım resminde de gördüğünüz gibi çok fazla karakter var. Bunu iki şekilde yorumlayabiliyoruz, ya çok fazla karakter içerecek veya çok fazla karakterin (belki de evrenin) kaderini etkileyecek.


Legacy'yi yazacak olan Jason Aaron Marvel'ın tarih öncesi günlerine gittiklerini, karakterlerin daha önce görmedikleri versiyonlarını gördüklerini söylemiş. Editör Tom Breevort'sa yapılması gereken en zor şeyin anlatacak çok şey varken onları bir düzene içinde anlatabilmek olduğunu söylemiş.

Legacy hakkındaki bilgiler henüz bundan fazla değil. Açıkçası bu söylemlerin bana hatırlattığıysa biraz DC Rebirth Özel sayısı. Geoff Johns'un yazdığı o tek sayıyla DC Yeni 52 olayını sıfırlayıp yepyeni bir sayfa açmıştı. Böyle bir şey şu an açıkçası bana en olası gelen çünkü söylenilenlere bakılırsa Marvel karakterlerin eski hallerini de alıp yepyeni bir düzen oluşturacak gibi bir hareketlenme var. Mantıklı mı? Mantıklı olmasından ziyade artık sıkıcı bu durum... Peki başarılı olur mu? DC yaptı, genel olarak başarılı oldu diyebiliriz, eğer Marvel da yaparsa ve üstüne bir kez daha yapmaya kalkmazsa neden olmasın?


Biliyorum, başlık biraz 'clickbait' başlığı gibi duruyor ancak olan biteni tek bir cümle içinde anlatabilmemizin de imkanı yok. Konuya hızla girelim.

Geçtiğimiz yıl, Endonezya'da 2 Aralık tarihinde bir toplu gösteri oldu. Binlerce müslüman, Jakarta'nın Hıristiyan valisi Ahok'u protesto etmek için meydanlara döküldü. Bu eyleme 212 dendi 12. ayın 2'si olması sebebiyle. Bu sene de 12 Şubat'ta eylem tekrarlandı. 2. ayın 12'si olması sebebiyle de bu eyleme de 212 2.0 dendi. Protesto'nun sebebi olarak valinin Kuran'a hakaret ettiği söylendi. Vali, daha önceki seçimlerde, rakiplerinin "Müslümanların, Müslüman olmayan bir adayı seçmelerinin haram olduğu" ifadesinin yer aldığı bir deklarasyona karşı, "Bazı müslüman gruplar, Kuran'dan ayetlere atıfta bulunarak halktan beni seçmemelerini istiyor, bu insanları aptal yerine koymaya çalışıyorlar" demişti. Vali'nin kast ettiği ayetin spesifik olarak Maide Suresi'nin 51. ayeti olduğu ortaya çıkınca "Kuran'a hakaret eden vali istemiyoruz" sloganlarıyla oldukça büyük bir kalabalık eylem yaptı.

Ayet'in çevirisi:
Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.
Endonezyaca'da çevirisi ise "Müslümanlar kendilerine Yahudi ya da Hıristiyanları lider olarak seçemezler" gibi bir anlama daha yakın. Valinin yargılanması sürüyor ve 5 yıl gibi bir hapis cezasına çarptırılması bekleniyor.

ŞİMDİ BUNUN ÇİZGİ ROMANLARLA ALAKASI NE? Diye soruyor olabilirsiniz. Gelelim.

212 ve 51 numaraları geçtiğimiz hafta çıkan X-Men Gold 1. sayısında, yahudi bir karakter olan Kitty Pryde'ın topluluğa konuştuğu bir sahnede yer aldı. Sayının çizeri ise Endonezyalı Ardian Syaf. Bu sahnede Kitty, X-Men'in yeni lideri olduğunu söylüyor ve kafasının yanında da Jewelry kelimesinin, özellikle Jew (Yahudi) kısmı gayet odak noktasında.


Yakından bakalım:



İlerleyen sahnelerde ise Colossus'u, Hıristiyan X-Men Kurt Wagner ile oynarken görüyoruz. Colossus'un giydiği tişörtte QS: 5:51 yazmakta. Bu da Quran Surah Maide 51 olarak yorumlandı:


Syaf daha sonra orijinal çizimi Facebook'ta hayranlarıyla paylaştı. Dolayısıyla yazıları kendisinin yazdığını göstermiş oldu.


Daha sonra Facebook'ta yorumlar gelmeye başladı. Öğrenildiğine göre Syaf, 12 Şubat'taki gösteriden geldikten sonra bu sayfaları çizmiş.

Daha sonra tartışma büyümeye başladı. En son Endonezyalı çizgi roman okurları Marvel'a durumu bildiren mailler göndermeye başladılar. Ve Marvel'dan sonunda açıklama geldi:
X-Men Gold'un 1. sayısında bildirilen görseller, kast ettikleri anlamların ne oldukları söylenmeden koyulmuştur. Bu ima edilen göndermeler, yazar, editörler ya da Marvel'da yer alan hiç kimsenin görüşünü yansıtmamakla beraber, Marvel Comics ve yaratıldığı günden beri X-Men'in değerlerine tamamen aykırıdır. Bu çalışma, sıradaki baskılarda kaldırılacak, dijital versiyonlardan silinecek, ciltlerde yer almayacak ve gerekli disiplin işlemi yapılacaktır.
Syaf tartışmalara cevap vermese de 212 rakamının protestoları ima ettiğini ve 5:51 ile de bahsi geçen ayeti ima ettiğini onayladı. "Benim için oldukça önemli bir konuydu. Vali, kutsal kitabımıza hakaret etti ve polis buna müdahale etmiyor. Bunu kendi çalışmamda sergilemek istedim." dedi.

Marvel'ın Ms. Marvel serisini yazan müslüman kadın yazar Willow Wilson ise konuyla ilgili tam olarak:

"Kusura bakmayın ama s*çarım bu adama. Kariyerine veda et." dedi.

Tweeti için buraya tıklayabilirsiniz.

Daha sonra da Tumblr hesabı üzerinden oldukça uzun bir metin yazarak Syaf'ı şiddetle kınadı. O metin için de buraya tıklayabilirsiniz.

Deadpool'un yaratıcısı Rob Liefeld konu hakkında:

Yeni X-Men sayısı konusunda şaşkınlık içindeyim. Kandırılmış ve aldatılmış editör ekibi için gerçekten üzgünüm

dedi.

The Walking Dead çizerlerinden Colleen Doran:

Genelde şirketler için üzülmem ama Marvel gerçekten de çok kötü bir hafta geçiriyor.

dedi.

Eleştiriler oldukça yoğun bir şekilde gelmeye devam ediyor. Ve Syaf sonunda açıklamasını Facebook üzerinden yaptı.

Selam Dünya...

Kariyerim artık bitti.
Yaptığım şeyin bir bedeli vardı ve bunu kabul ediyorum.
Lütfen daha fazla dalga geçme, tartışma ve nefret olmasın. Herkese barış diliyorum.
Bu son fırsatımda da 212 ve QS 5:51 numaralarının anlamını söylemek istiyorum.
Bu ADALET'in ve AŞK'ın numarası. Kutsal Kuran'a karşı, son peygambere, elçiye...ALLAH'a karşı, Tek Allah'a karşı aşkımın numarası.

Bütün bu tartışmalar için özür dilerim. Hoşçakalın. Tanrı hepinize mutluluk versin. Hepinizi seviyorum.
-Ardian Syaf-
Sonuç olarak Syaf yaptığının arkasında durarak, ayrıldı. Muhtemelen de kovuldu.

Öte yandan X-Men Gold 1. sayısının diğer baskıları şu anki çizimleri içermeyeceği için çizgi roman dükkanlarına, sayı daha sonra değerleneceği için koşturanlar oldu. Şu anda EBay üzerinden 20-30 dolar üzerinde satılmaya başlandı bile.

Konu biraz fazla dallı budaklı olduğu için kişisel görüşümden burada bahsetmek istemiyorum pek. Ancak üzerine bir şeyler söylemek gerekirse, Ethan Van Sciver'ın her sayfasına "SEX" yazısı sıkıştırdığı bir New X-Men sayısı da vardı ancak Syaf'ın yaptığı şeyin doğrudan nefret tetikleyici olabilecek bir şey olduğunu düşünüyorum ve açıkçası yaptığı şeyin hiçbir profesyonel açıklaması olduğunu da düşünmüyorum.

Siz ne diyorsunuz bu konuda?

Batman dergisi Rebirth'e fena başlamasa da çok iyi devam ettiğini söyleyemeyiz. Fakat dergiler gerçekten çok güzel hikayeler sunabilecek yere doğru gidiyor olabilir. Çünkü bu ay devam etmekte olan Watchmen hikayesinin ardından Batman dergisiyle ilginç bir hikaye okuyacağız. War of "Jokes" and "Riddles" yani "Şaka ve Bilmecelerin Savaşları".


Tom King'in Twitter'dan duyurduğuna göre hikaye Batman 25'le başlayacak. Joker'ın nasıl döneceğini, nerede olduğunu veya New 52'den klan üç tane Joker mevzusununun henüz bilmiyor olmamız elbette dergiye kadar öğrenmeyeceğimiz anlamına da gelmiyor fakat özellikle üç ayrı Joker mevzusunu bu süreçte öğreneceğimizi de düşünmüyorum ben.


Hikaye adından umut veriyor ve her ne kadar son Batman dönemini beğenmesem de Tom King çok muhteşem işler çıkarabilecek bir yazar. Umarım efsane bir iş çıkarır ve o vasat hikayeleri akıllardan silip çok daha iyi bir şekilde devam eder Batman yazmaya.

Çok uzun zamandır Scott Snyder ve Greg Capullo ikilisinin tekrar beraber çalışacağından bahsediyorduk. Hatta Snyder derginin rock'n roll kıvamında ağır metal tadında olacağından bahsetmişti. DC hikayenin adını açıkladı: Dark Nights Metal!


Bizi Snyder & Capullo işbirliği yeterince heyecanlandırırken şimdi başka bir şey daha oldu. Bir karakterin bu dergiyle dirileceğini Dan Didio açıkladı. Biz de yine bu ikilinin öldürdüğü Joker mı diye düşündük fakat Joker değilmiş... Death of Hawkman dergisiyle daha yeni ölen Hawkman'i burada görecekmişiz. Zaten Batman'in elindeki baltayı da kapakta görüyoruz.

Peki Snyder'in amacı Batman ve Hawkman'i birleştirmek gibi bir şey mi? Emin değiliz fakat değişik bir şeyler deneyeceği kesin. Renkler bile çok farklı ki bu kapaktaki tonlarından da biraz Old Man Logan kokusu aldım ben onu da belirtmek gerek.

Ayrıca Hawkman dışında dergi Wonder Woman ve Green Lantern'i de içerecekmiş. Bunun da dışında Didio bu hikayede sadece bizim dünyamızın değil, çoklu evrenlerin de risk altında olacağını söylemiş. Zaten "Dark Knights" yani "Kara Şövalyeler" diye geçiyor hikayenin adı. Birden çok Batman görme olasılığımız da yüksek olabilir. Tüm bunlardan çıkaracağımızsa ikili bu sefer büyük oynamış. Umarız sonucu da aynı şekilde olur.

Düzeltme: Arkadaşlar kusura bakmayın, haberi geç saatlerde okuyup girince Dark Knights Metal diye okumuşum. Yukarıda kalınla yazdığım o kısım da geçerliliğini kaybetti bu şekilde. Tekrar kusura bakmayın, iyi günler dilerim.

Ülkemizde basılan ilk Deadpool çizgi romanı olan Deadpool Marvel Evrenini Öldürüyor'u çoğumuz okumuşuzdur diye tahmin ediyorum. Ardından serinin devam kitabları Deadpool Edebiyat Kahramanlarını Öldürüyor ve Deadpool Deadpool'u Öldürüyor da yine ülkemizde basılmıştı. Marvel yine bir işi tadında bırakmayı tercih etmedi ve bu üçlemeyince suyunu çıkarmayı tercih etti.

Geçtiğimiz günlerde Marvel editörü Axel Alonso Twitter'dan şu kapağı paylaştı. Biz de bu vesileyle öğrenmiş olduk serinin devam edeceğini.


Açıkçası başka bir şekilde devam etse anlardım hikaye. Mesela Deadpool kozmik Marvel'ı öldürse anlam verebilirdim. Fakat yine ilk kitabın adını kullanınca "e abi yetmedi mi?" diyesi geliyor insanın. Kapak bu yönde fikir uyandırsa da aklımızda umarım aynı hikayeyi tekrar anlatmazlar bize. Çünkü eğer aynı hikayeyi tekrar anlatacaklarsa bu hiç eğlenceli değil...


Yıllar önce Injustice'in ilk oyunu çıktığında bir çoğumuz ana oyundan veya mobil oyundan alışmıştı bu isme. Çok güzel bir hikayesi olan oyunun geçmişini anlatan çizgi romansa Tom Taylor tarafından yazılmıştı ve oyunun öncesindeki beş yılı bize anlatmıştı. Seriyle fazlasıyla içli dışlı olmuş biri olarak çok güzel başladığını ve "Yıl Dört" dışında da hep seviyesini koruduğunu düşünüyorum serinin.

Injustice'in sonuçlarından herkes memnun kalmıştı ki ikinci oyunun gelmesi de çok şaşırtıcı olmadı. Oyunun çıkmasına az kalmışken çizgi romanla ilgili gelişmeleri duyuyorduk ki sonunda bir kapak geldi. Kapağı Jim Lee çizmiş. Jim Lee diyince eminim hepiniz muhteşem bir kapak bekliyorsunuzdur fakat o kadar da muhteşem bir kapak olmamış. Jim Lee'yi tanımasak tamam ama ona tam yakıştıramadım ben bu kapağı.


3 Mayıs'ta çıkacak ilk sayıyla beraber Tom Taylor'ın yazarlığında bu seriyi okuyacağız. Bu çok sevindirici bir haber çünkü Taylor ilk seriyi şu an olduğu yere getiren isimdi diyebiliriz. Burada da olumlu etki bırakacaktır.

Bir de kapakta gördüğünüz gibi ana düşman Brainiac olacak. Seri de ilk oyunun sonundan ikinci oyunun başına kadar olan kısmı anlatacak. Eminim sizi de heyecan bastı şu an, hemen başlamak istiyorsunuz seriye ama sabredin, çok değil neredeyse bir ay sonra ilk sayıyı okuyabileceksiniz. 

Alex Ross'un yaptığı çizimle beraber Marvel bize Temmuz ayından itibaren yayınlanacak olan Generations'u duyuralı yaklaşık bir ay oldu. Yavaş yavaş bazı bilgiler toplarken, şu an derginin daha çok neyle alakalı olduğunu öğrenmiş durumdayız.

ABC'nin haberine göre, 10 sayının her biri bir tane süper kahramanın iki ayrı jenerasyonundan iki karakterine yer verecekmiş, bu karakterler sayılarda takım olarak çalışacaklarmış. Yani bir sayı Steve Rogers'ın Captain America'sıyla Falcon'unkini bize anlatırken, bir diğerinde de iki ayrı Thor olan gerçek Odin oğlu Thor ve Jane Foster'ı beraber çalışırken görecekmişiz.

Şimdi burada kafa karıştırıcı bazı olaylar da var tabii ki. Bu dergi yayınlanırken "Secret Empire" hala devam ediyor olacak, orada da Steve Rogers bildiğiniz gibi Hydra ajanı. Marvel editörleriyse bu konunun bir sıkıntı olmayacağını ve bunu halledeceklerini açıklamışlar.

Peki Bruce Banner veya Logan gibi ölü karakterlere ne yer verilecek derseniz, bir aletle onları geri getireceklerinden bahsetmişler. Açıkçası bu alet ne olacak bilmiyorum ama sanki başka bir gerçeklikte geçse olay ya da Batman'in aslında ölü olduğu Darkseid War sürecinin farklı bir zamanda geçtiği gibi halletseler olayı bence daha mantıklı olabilir. Alet işleri sıkmadı mı artık?

Onun dışında sayı, yazar ve karakterlerin listesi şöyle;

  • Iron Man (Tony Stark ve Riri Williams) –  Brian Michael Bendis
  • Spider-Man (Peter Parker ve Miles Morales) – Brian Michael Bendis
  • Ms. Marvel (Carol Danvers ve Kamala Khan) – G. Willow Wilson
  • Thor (Odinson ve Jane Foster) – Jason Aaron
  • Hawkeye (Clint Barton ve Kate Bishop) – Kelly Thompson
  • Hulk (Bruce Banner ve Amadeus Cho) – Greg Pak
  • Jean Grey (genç ve yaşlı) – Dennis Hopeless
  • Wolverine (Logan ve X23) – Tom Taylor
  • Captain Marvel (Mar-Vell ve Carol Danvers) – Margie Stohl
  • Captain America (Steve Rogers ve Sam Wilson) – Nick Spencer
Özellikle Wolverine ve Captain America dergileri beni ayrı bir heyecanlandırıyor. Bu serinin de biraz "Multiversity'e" benzediğini söyleyebilirim. Uzun ve tek sayılardan oluşan bir seri olacak, farkı neredeyse her sayının yazarının farklı olması. Bunun bir iyi yanı da belki nadir de olsa en az birkaç tane iyi sayı okuyacağızdır. Yoksa tüm seriyi Bendis'e emanet etselerdi halimiz nice olurdu...

"Captain America'dan bile önce dünyayı Galactus'tan kurtaran süper kahramanlar vardı.       Leonarda Da Vinci bir SHIELD ajanıydı. Isaac Newton da öyle. Hatta Galileo ve Zhang Heng de..."

Eğer bu olaylar size bir yerden tanıdık geliyorsa siz de Jonathan Hickman'ın 2010'da yayınlanmaya başlayan altı sayılık SHIELD serisini okumuşsunuzdur. Okumadıysanız da kesinlikle okumanızı öneririm. 

İlk ciltten sonra, eğer siz de bir türlü çıkmak bilmeyen iki sayıyı takmadıysanız ikinci cildin ilk dört sayısını da okumuşsunuzdur. Fakat Şubat 2012'den beridir çıkmak bilmeyen o son iki sayı bir türlü çıkmak bilmedi. Hayranlar artık ümidi kesmişken de şu an pek de bir şey yapmayan ve DC'ye yazmaya başlayacağı gün beklenen Hickman, Twitter'dan SHIELD'in son iki sayısını da yazdığını açıkladı. 


Hatta hayranlar neden bu kadar geç geldiği hakkında tepki gösterince de Hickman bu arada tam tamına "216" sayı yazdığını söyledi. Yine de araya sıkıştırabilirdi bu iki sayıyı bizce ama en azından geliyorlar. Umarız çizer ekibi işi fazla uzatmadan hallederler de biz de en kısa zamanda okuruz artık şu hikayenin finalini.



Secret Empire dergisinde, Steve Rogers'ın Hydra bünyesinde bir ajan olduğu ortaya çıkınca eminiz ki dünyadaki tüm diğer süper kahramanlar bir şaşkınlık içine gireceklerdir. Fakat o dünyayı geçirmek amacıyla planlarını hayata geçirmeden önce Natasha Romanov onu durdurmaya çalışacak. Tabii ki bir kaç arkadaşıyla birlikte.

Yeni gelişmelere göre, Secret Empire'ın üçüncü sayısıyla hemen hemen aynı anda yayınlanacak "Secret Empire: Uprising" adlı tek sayılık çizgi romanda, Natasha ve arkadaşlarından Riri Williams, Ironheart, Nadia Pym, Wasp, Falcon (sonuncusu), Miles Morales, Amadeus Cho ve Viv Vision bir araya gelip Hydra'nın yükselişini engellemeye çalışacaklar. Tabii dünyanın en eski kahramanına karşı bu kadar genç bir ekip izlemek de ilginç olacak.

Durdurmaları çok zor, zaten serinin ortasında sadece araya eklemek için çıkacak bir çizgi roman olacağı da belli. Fakat Civil War'da olduğu gibi burada da bu tür dergilerde güzel hikayeler ortaya çıkabiliyor. O yüzden bir göz atmak lazım. Buyrun, sayının kapağı da burada.



Marvel bu yıl çizgi romanlarda X-Men'e büyük bir önem vermekte ve bu durum daha da sürecek gibi duruyor. X-Men karakterleri arasında bizi okurken en çok eğlendiren de şüphesiz Old Man Logan. Bu yaz çıkacak Astonishing X-Men serisinde de Logan'ı ekibin lideri olarak göreceğiz.

Astonishing X-Men ismi geçince, geçmişte Joss Whedon'un yazdığı seri aklıma geldi ve ben bir heyecanlandım. Tabii direk çok büyük beklentilere girmemek gerek çünkü çok iyi bir dönem geçirmiyor Marvel çizgi roman konusunda. Dergiyi Charles Soule yazacak ve yazarı henüz belli değil. Ancak aşağıdaki Jim Cheung tarafından çizilmiş, bu bilgi mevcut. Kendisinin bir geleceği olur mu dergi de diye sorarsanız benim bir fikrim yok.


Ekipten bahsedecek olursak, dediğimiz gibi Logan liderleri olacak. Diğer karakterlerse kapakta da gördüğünüz gibi Archangel, Mystique, Rogue, Gambit, Bishop, Psylocke ve Fantomex'da diğer karakterler. Bunların karşısında duracak kötü karakterse hala belirsizliğini koruyor. 

Umarız "Astonishing X-Men" adına yakışır bir dergi olur, biz de hasret kaldığımız güzel X-Men dergilerine özlemimizi giderebiliriz.

Şu haberimizle Marvel'ın yine büyük işlere kalkışmayı deneyeceğini belirtmiştik. Çok bir bilgimiz yoktu, tahminler yürütmüştük. Şimdiyse Marvel temel hatlarıyla durumu açıklayan bir sinopsis yayınlandı. O da şöyle;

Bir zamanlar, New Yorkt'tan sıska bir çocuk bir kalkan alıp bir savaşa girdi... müsrif bir oğul kudretli bir çekici kaldırdı ve layık olduğunu ispatladı... ve küstah bir deha, gerçek potansiyelini gösterebileceği bir kostüm yaptı. Ve hep beraber, "Dünyanın En Kudretli Kahramanları" oldular. Şimdi, bu kahramanlık mirası sonraki nesillerin kahramanlarıyla yaşıyor- şimdi de Marvel evreninin en büyük şampiyonları yarınlara uzanırken bir şekilde sınanacaklar.

Geçmiş haberden çok mu farkımız var, hayır? Fakat sanki Marvel bazı şeyleri değiştirecek... Belki de DC'nin Rebirth'te yaptığı gibi bizi geçmişteki günlere döndürmek isteyecek. Şimdilikse hala en iyisi beklemek...

Neil Gaiman diyince herkesin aklına şüphesiz Sandman veya American Gods falan geliyordur. O çizgi romanları efsaneleştiren ve yine onlarla beraber efsaneleşen Gaiman, bugüne kadar DC-Marvel çizgi romanları yazmaya pek yanaşmadı. Tabii bunun bazı istisnaları da yok değil. Gaiman'ın, 2009'da, ülkemizde de son yıllarda basılan "Pelerinli Süvariye Ne Oldu" çizgi romanını yayınlanmıştı.

Gaiman'ın Batman'e çizgi roman sayfalarında tekrar hayat vermesini isteyen bir abimiz Twitter'da Gaiman'a "Anlatmak istediğin bir Batman hikayesi var mı yoksa anlatacaklarını geçmişteki kitabında anlattın mı?" diye sormuş. Gaiman da burada bizi mutluluktan uçuran haberi vermiş;

"28 yıldır anlatmak istediğim bir Batman hikayem var. Ve yaklaşıyor. Sadece biraz zamana ihtiyacım var..."

Sevgili Neil Gaiman, lütfen acele etme. Sen yirmi sekiz yıl bir hikayeyi kurgulamak için bu kadar uğraştıysan biz seni bir o kadar daha bekleriz. Yeter ki bize muhteşem Batman çizgi romanları ver...




Uzun zaman önce New52 döneminde Batman dergisine damgalarını vurmuş ikili Scott Snyder ve Grep Capullo'nun Batman'e yeniden bir hikaye kazandırmak için bir araya geleceğini biliyorduk. Şu haberle de bu hikaye hakkında bildiğimiz detayları duyurmuştuk. Biz bu serinin Ağustos'ta yayınlanmaya başlamasını bekliyorduk fakat büyük ihtimalle serinin okuyucularıyla buluşması biraz daha geç bir tarihte olacak.

Bunun nedeniyse muhtemelen Geoff Johns'un yazacağı, Rebirth'ün gizemini çözecek o beklediğimiz gizemli hikaye. Batman ve Flash dergilerinin crossoverın hikayesinden sonra Johns'un yazacağı dergi yavaş yavaş piyasaya çıkacaktır diye düşünüyoruz. Snyder ve Capullo'nun Batman hikayesi de bu yüzden ertelendiyse açıkçası yerinde bir karar olmuş. Büyük ihtimalle ortalığın yıkıldığı aylar olacak o aylar, bu karmaşanın içinde gölgede kalabilirdi o hikaye. Zaten Rebirth'ün başından beri çok büyük olaylara imza atmayan DC'nin bu iki adımı arka arkaya atması çok daha mantıklı olacaktır.

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Blogger tarafından desteklenmektedir.
Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget